3437. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ يَعْقُوبَ، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ خَوْلَةَ بِنْتِ حَكِيمٍ السُّلَمِيَّةِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ نَزَلَ مَنْزِلاً ثُمَّ قَالَ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ لَمْ يَضُرَّهُ شَيْءٌ حَتَّى يَرْتَحِلَ مِنْ مَنْزِلِهِ ذَلِكَ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ . وَرَوَى مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ هَذَا الْحَدِيثَ أَنَّهُ بَلَغَهُ عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ فَذَكَرَ نَحْوَ هَذَا الْحَدِيثِ . وَرُوِيَ عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ هَذَا الْحَدِيثُ عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ وَيَقُولُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ خَوْلَةَ . قَالَ وَحَدِيثُ اللَّيْثِ أَصَحُّ مِنْ رِوَايَةِ ابْنِ عَجْلاَنَ .
Bize Kuteybe anlattı, bize Leys anlattı, Yezîd b. Ebî Habîb'den, o Hâris b. Ya'kûb'dan, o Ya'kûb b. Abdullah b. Eşec'den, o Büsr b. Saîd'den, o Sa'd b. Ebî Vakkâs'tan, o da Havle bint Hakîm es-Sülemiyye'den (r.anha) nakletti. Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim bir yerde konaklar da sonra: 'Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti min şerri mâ halak' (Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın tam kelimelerine sığınırım) derse, o konakladığı yerden ayrılıncaya kadar ona hiçbir şey zarar veremez." (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahih gariptir. Mâlik b. Enes bu hadisi, kendisine Ya'kûb b. Abdullah b. Eşec'den ulaştığı şekliyle rivayet etmiş ve bu hadisin benzerini zikretmiştir. İbn Ac'lân'dan da bu hadis rivayet edilmiş, (o) Ya'kûb b. Abdullah b. Eşec'den, (o) Saîd b. Müseyyeb'den, (o da) Havle'den (diyerek senedi farklı kılmıştır). (Tirmizî devamla) dedi ki: Leys'in hadisi (rivayeti), İbn Ac'lân'ın rivayetinden daha sahihtir.