3438. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَلِيٍّ الْمُقَدَّمِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بِشْرٍ الْخَثْعَمِيِّ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَافَرَ فَرَكِبَ رَاحِلَتَهُ قَالَ بِأُصْبُعِهِ وَمَدَّ شُعْبَةُ بِأُصْبُعِهِ قَالَ " اللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ وَالْخَلِيفَةُ فِي الأَهْلِ اللَّهُمَّ اصْحَبْنَا بِنُصْحِكَ وَاقْلِبْنَا بِذِمَّةٍ . اللَّهُمَّ ازْوِ لَنَا الأَرْضَ وَهَوِّنْ عَلَيْنَا السَّفَرَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ وَكَآبَةِ الْمُنْقَلَبِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى كُنْتُ لاَ أَعْرِفُ هَذَا إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ ابْنِ أَبِي عَدِيٍّ حَتَّى حَدَّثَنِي بِهِ سُوَيْدٌ . حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ حَدِيثِ أَبِي هُرَيْرَةَ وَلاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ ابْنِ أَبِي عَدِيٍّ عَنْ شُعْبَةَ .
Bize Muhammed b. Ömer b. Ali el-Mukaddemî anlattı, bize İbn Ebî Adî anlattı, Şu'be'den, o Abdullah b. Bişr el-Has'amî'den, o Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den (r.a.) nakletti. Dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) yolculuğa çıkıp binitine bindiği zaman parmağıyla işaret eder -Şu'be de parmağını uzattı- ve şöyle derdi: "Allâhümme ente's-sâhibu fi's-seferi ve'l-halîfetü fi'l-ehli. Allâhümme'shabnâ bi-nushike vaklibnâ bi-zimmetin. Allâhümme'zvi lene'l-arda ve hevvin aleyne's-sefera. Allâhümme innî eûzü bike min va'sâi's-seferi ve keâbeti'l-munkalebi." (Allah'ım! Yolculukta arkadaş, ailede (biz dönünceye kadar işlerimizi tedbir eden) vekil sensin. Allah'ım, bizi korumanla (nasihatinle) yoldaş eyle ve himayenle geri döndür. Allah'ım yeryüzünü bize dür/yaklaştır ve yolculuğu bize kolaylaştır. Allah'ım yolculuğun meşakkatinden ve üzüntülü dönüşten sana sığınırım.) (Tirmizî) dedi ki: Ben bu hadisi Süveyd bana anlatıncaya kadar sadece İbn Ebî Adî'nin hadisinden biliyordum. Bize Süveyd b. Nasr anlattı, bize Abdullah b. Mübarek anlattı, bize Şu'be anlattı; bu isnad ile benzer manada. Bu hadis Ebû Hureyre rivayeti olarak hasen gariptir. Bunu sadece İbn Ebî Adî'nin Şu'be'den rivayetiyle biliyoruz.