3439. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ الضَّبِّيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَرْجِسَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَافَرَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ وَالْخَلِيفَةُ فِي الأَهْلِ اللَّهُمَّ اصْحَبْنَا فِي سَفَرِنَا وَاخْلُفْنَا فِي أَهْلِنَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ وَكَآبَةِ الْمُنْقَلَبِ وَمِنَ الْحَوْرِ بَعْدَ الْكَوْنِ وَمِنْ دَعْوَةِ الْمَظْلُومِ وَمِنْ سُوءِ الْمَنْظَرِ فِي الأَهْلِ وَالْمَالِ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . قَالَ وَيُرْوَى الْحَوْرِ بَعْدَ الْكَوْرِ أَيْضًا قَالَ وَمَعْنَى قَوْلِهِ الْحَوْرِ بَعْدَ الْكَوْنِ أَوِ الْكَوْرِ وَكِلاَهُمَا لَهُ وَجْهٌ يُقَالُ إِنَّمَا هُوَ الرُّجُوعُ مِنَ الإِيمَانِ إِلَى الْكُفْرِ أَوْ مِنَ الطَّاعَةِ إِلَى الْمَعْصِيَةِ إِنَّمَا يَعْنِي الرُّجُوعَ مِنْ شَيْءٍ إِلَى شَيْءٍ مِنَ الشَّرِّ .
Bize Ahmed b. Abde ed-Dabbî anlattı, bize Hammâd b. Zeyd anlattı, Âsım el-Ahvel'den, o Abdullah b. Sercis'ten (r.a.) nakletti. Dedi ki: Nebi (s.a.v.) yolculuğa çıktığı zaman şöyle derdi: "Allâhümme ente's-sâhibu fi's-seferi ve'l-halîfetü fi'l-ehli. Allâhümme'shabnâ fî seferinâ vahlufnâ fî ehlinâ. Allâhümme innî eûzü bike min va'sâi's-seferi ve keâbeti'l-munkalebi ve mine'l-havri ba'de'l-kevni ve min da'veti'l-mazlûmi ve min sûi'l-manzari fi'l-ehli ve'l-mâli." (Allah'ım! Yolculukta arkadaş, ailede (yerimize kalan) vekil sensin. Allah'ım yolculuğumuzda bize yoldaş ol, ailemizde yerimizi tut. Allah'ım! Yolculuğun meşakkatinden, üzüntülü dönüşten, olduktan sonra (bozulup) eksilmekten (imandan küfre, itaatten isyana dönmekten), mazlumun bedduasından ve aile ile malda kötü bir manzarayla karşılaşmaktan sana sığınırım.) (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. "El-Havri ba'de'l-kevri" şeklinde de rivayet edilir. "El-Havri ba'de'l-kevni (veya kevri)" sözünün manası -ki her ikisi de geçerlidir-; imandan küfre veya itaatten isyana dönmek, yani (iyi) bir şeyden şerre dönmek demektir.