3500. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ عُمَرَ الْهِلاَلِيُّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ إِيَاسٍ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي السَّلِيلِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَجُلاً، قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ سَمِعْتُ دُعَاءَكَ اللَّيْلَةَ فَكَانَ الَّذِي وَصَلَ إِلَىَّ مِنْهُ أَنَّكَ تَقُولُ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي وَوَسِّعْ لِي فِي رِزْقِي وَبَارِكْ لِي فِيمَا رَزَقْتَنِي " . قَالَ " فَهَلْ تَرَاهُنَّ تَرَكْنَ شَيْئًا " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ . وَأَبُو السَّلِيلِ اسْمُهُ ضُرَيْبُ بْنُ نُفَيْرٍ وَيُقَالُ ابْنُ نُقَيْرٍ .
Bize Ali b. Hucr anlattı, bize Abdülhamîd b. Ömer el-Hilâlî anlattı, Saîd b. İyâs el-Cüreyrî'den, o Ebû Selîl'den, o da Ebû Hureyre (r.a.)'den nakletti. Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Bu gece duanı işittim. Ondan bana ulaşan (hatırımda kalan) şunları söylediğindir: 'Allâhümmağfirlî zenbî ve vessi' lî fî rızkî ve bârik lî fîmâ razaktenî' (Allah'ım! Günahımı bağışla, rızkımı genişlet ve bana verdiğin rızkı bereketli kıl)" dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.), "Onların (istenecek) bir şey bıraktığını görüyor musun? (Yani her şeyi kapsadığını anladın mı?)" buyurdu. (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis gariptir. Ebû Selîl'in ismi Durayb b. Nüfeyr'dir, İbn Nükeyr olduğu da söylenir.