553. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، هُوَ عَامِرُ بْنُ وَاثِلَةَ عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ إِذَا ارْتَحَلَ قَبْلَ زَيْغِ الشَّمْسِ أَخَّرَ الظُّهْرَ إِلَى أَنْ يَجْمَعَهَا إِلَى الْعَصْرِ فَيُصَلِّيهِمَا جَمِيعًا وَإِذَا ارْتَحَلَ بَعْدَ زَيْغِ الشَّمْسِ عَجَّلَ الْعَصْرَ إِلَى الظُّهْرِ وَصَلَّى الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ جَمِيعًا ثُمَّ سَارَ وَكَانَ إِذَا ارْتَحَلَ قَبْلَ الْمَغْرِبِ أَخَّرَ الْمَغْرِبَ حَتَّى يُصَلِّيَهَا مَعَ الْعِشَاءِ وَإِذَا ارْتَحَلَ بَعْدَ الْمَغْرِبِ عَجَّلَ الْعِشَاءَ فَصَلاَّهَا مَعَ الْمَغْرِبِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ وَابْنِ عُمَرَ وَأَنَسٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَعَائِشَةَ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَأُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَالصَّحِيحُ عَنْ أُسَامَةَ . وَرَوَى عَلِيُّ بْنُ الْمَدِينِيِّ عَنْ أَحْمَدَ بْنِ حَنْبَلٍ عَنْ قُتَيْبَةَ هَذَا الْحَدِيثَ .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Leys b. Sa'd anlattı; Yezîd b. Ebî Habîb'den; Ebû't-Tufeyl -ki o Âmir b. Vâsile'dir-'den; Muâz b. Cebel'den (rivayet edildiğine göre): “Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem Tebük gazvesinde, güneş (batıya) kaymadan önce yola çıkarsa, öğleyi ikindiye kadar erteler, ikisini birlikte kılardı. Eğer güneş (batıya) kaydıktan sonra yola çıkarsa ikindiyi öğleye (çekerek) acele eder ve öğle ile ikindiyi birlikte kılar, sonra yola devam ederdi. Akşamdan önce yola çıkarsa akşamı yatsı ile kılmak üzere ertelerdi. Eğer akşamdan sonra yola çıkarsa yatsıyı (öne çekerek) acele eder ve onu akşamla birlikte kılardı.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ali, İbn Ömer, Enes, Abdullah b. Amr, Âişe, İbn Abbâs, Üsâme b. Zeyd ve Câbir b. Abdullah'tan da rivayet vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Üsâme'den gelen (rivayet) sahihtir. Ali b. el-Medînî bu hadisi Ahmed b. Hanbel'den; (o da) Kuteybe'den rivayet etmiştir.