2255_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطَّائِفِيِّ، عَنْ عَمْرِو، بْنِ الشَّرِيدِ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتَنْشَدَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مَيْسَرَةَ وَزَادَ قَالَ " إِنْ كَادَ لَيُسْلِمُ " . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مَهْدِيٍّ قَالَ " فَلَقَدْ كَادَ يُسْلِمُ فِي شِعْرِهِ " .
Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; bize el-Mu’temir b. Süleymân haber verdi. (H) Bize Züheyr b. Harb de anlattı; bize Abdurrahman b. Mehdî anlattı. Her ikisi de Abdullah b. Abdurrahman et-Tâifî’den; o Amr b. eş-Şerîd’den; o da babasından [naklettiğine göre] şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem benden [şiir] okumamı istedi. [Râvi] İbrahim b. Meysere hadisi [2255_1, 2255_2] misli ile nakletti ve şunu ekledi: “[Resulullah]: «Şüphesiz o [Ümeyye] neredeyse Müslüman olacaktı» buyurdu.” İbn Mehdî’nin hadisinde ise: “Şüphesiz o, şiiriyle neredeyse Müslüman olacaktı” buyurduğu [ifadesi] yer alır.
2256_1. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو جَعْفَرٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ جَمِيعًا عَنْ شَرِيكٍ، قَالَ ابْنُ حُجْرٍ أَخْبَرَنَا شَرِيكٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَشْعَرُ كَلِمَةٍ تَكَلَّمَتْ بِهَا الْعَرَبُ كَلِمَةُ لَبِيدٍ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ " .
Bana Ebû Ca’fer Muhammed b. es-Sabbâh ve Ali b. Hucr es-Sa’dî anlattılar —hepsi de Şerîk’ten—. İbn Hucr: ‘Bize Şerîk haber verdi’ dedi; [o] Abdülmelik b. Umeyr’den; o Ebû Seleme’den; o da Ebû Hureyre’den; o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den [şöyle nakletti]: “Arapların söylediği en şairâne söz, Lebîd’in: «Dikkat edin, Allah’tan başka her şey bâtıldır!» sözüdür” buyurdu.
2256_2. Hadis
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، بْنِ عُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَصْدَقُ كَلِمَةٍ قَالَهَا شَاعِرٌ كَلِمَةُ لَبِيدٍ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ وَكَادَ أُمَيَّةُ بْنُ أَبِي الصَّلْتِ أَنْ يُسْلِمَ " .
Bana Muhammed b. Hâtim b. Meymûn da anlattı; bize [İbn] Mehdî, Süfyân’dan; o Abdülmelik b. Umeyr’den; o Ebû Seleme’den; o da Ebû Hureyre’den [şöyle nakletti]: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bir şairin söylediği en doğru söz, Lebîd’in: «Dikkat edin, Allah’tan başka her şey bâtıldır!» sözüdür. Ümeyye b. Ebî’s-Salt da neredeyse Müslüman olacaktı” buyurdu.
2256_3. Hadis
وَحَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَصْدَقُ بَيْتٍ قَالَهُ الشَّاعِرُ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ وَكَادَ ابْنُ أَبِي الصَّلْتِ أَنْ يُسْلِمَ " .
Bana İbn Ebû Ömer de anlattı; bize Süfyân, Zâide’den; o Abdülmelik b. Umeyr’den; o Ebû Seleme b. Abdurrahman’dan; o da Ebû Hureyre’den [şöyle nakletti]: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bir şairin söylediği en doğru beyit [Lebîd’in]: «Dikkat edin, Allah’tan başka her şey bâtıldır!» sözüdür. İbn Ebî’s-Salt (Ümeyye) de neredeyse Müslüman olacaktı” buyurdu.
2256_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ، عُمَيْرٍ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَصْدَقُ بَيْتٍ قَالَتْهُ الشُّعَرَاءُ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ " .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ anlattı; bize Muhammed b. Ca’fer anlattı; bize Şu’be, Abdülmelik b. Umeyr’den; o Ebû Seleme’den; o da Ebû Hureyre’den; o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den [şöyle nakletti]: “Şairlerin söylediği en doğru beyit: «Dikkat edin, Allah’tan başka her şey bâtıldır!» sözüdür” buyurdu.
2256_5. Hadis
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّاءَ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، بْنِ عُمَيْرٍ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ أَصْدَقَ كَلِمَةٍ قَالَهَا شَاعِرٌ كَلِمَةُ لَبِيدٍ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ " . مَا زَادَ عَلَى ذَلِكَ .
Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; bize Yahyâ b. Zekeriyyâ, İsrâîl’den; o Abdülmelik b. Umeyr’den; o Ebû Seleme b. Abdurrahman’dan [şöyle nakletti]: Ebû Hureyre’nin: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim’ dediğini işittim: “Bir şairin söylediği en doğru söz, Lebîd’in: «Dikkat edin, Allah’tan başka her şey bâtıldır!» sözüdür.” [Sanki sadece bunu zikretti], bundan fazlasını eklemedi.
2257. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لأَنْ يَمْتَلِئَ جَوْفُ الرَّجُلِ قَيْحًا يَرِيهِ خَيْرٌ مِنْ أَنْ يَمْتَلِئَ شِعْرًا " . قَالَ أَبُو بَكْرٍ إِلاَّ أَنَّ حَفْصًا لَمْ يَقُلْ " يَرِيهِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebû Şeybe anlattı; bize Hafs ve Ebû Muâviye anlattılar. (H) Bize Ebû Küreyb de anlattı; bize Ebû Muâviye anlattı. Her ikisi de A’meş’ten; (H) Bize Ebû Saîd el-Eşecc de anlattı; bize Vekî’ anlattı; [o da] A’meş’ten; o Ebû Sâlih’ten; o da Ebû Hureyre’den [naklettiğine göre] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bir kişinin içinin (midesinin) —onu harap edecek derecede— irinle dolması, şiirle dolmasından daha hayırlıdır” buyurdu. Ebû Bekir şunu ekledi: Ancak Hafs [kendi rivayetinde] «onu harap edecek derecede» [yerîhi] ifadesini zikretmedi.
2258. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ يُونُسَ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ سَعْدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لأَنْ يَمْتَلِئَ جَوْفُ أَحَدِكُمْ قَيْحًا يَرِيهِ خَيْرٌ مِنْ أَنْ يَمْتَلِئَ شِعْرًا " .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr da anlattılar; dediler ki: Bize Muhammed b. Ca’fer anlattı; bize Şu’be, Katâde’den; o Yûnus b. Cübeyr’den; o Muhammed b. Sa’d’dan; o da Sa’d’dan (babası Sa’d b. Ebî Vakkâs’tan); o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den [şöyle nakletti]: “Birinizin içinin —onu harap edecek derecede— irinle dolması, şiirle dolmasından daha hayırlıdır” buyurdu.
2259. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ يُحَنِّسَ، مَوْلَى مُصْعَبِ بْنِ الزُّبَيْرِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ بَيْنَا نَحْنُ نَسِيرُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعَرْجِ إِذْ عَرَضَ شَاعِرٌ يُنْشِدُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " خُذُوا الشَّيْطَانَ أَوْ أَمْسِكُوا الشَّيْطَانَ لأَنْ يَمْتَلِئَ جَوْفُ رَجُلٍ قَيْحًا خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَمْتَلِئَ شِعْرًا " .
Bize Kuteybe b. Saîd es-Sekafî anlattı; bize Leys, İbnü’l-Hâd’dan; o Mus’ab b. ez-Zübeyr’in mevlası Yuhannis’ten; o da Ebû Saîd el-Hudrî’den [naklettiğine göre] şöyle dedi: “Biz el-Arc (mevkiinde) Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber yürürken, şiir okuyan bir şair önümüze çıktı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: «Şeytanı tutun! (Yahut) Şeytanı yakalayın! Bir kişinin içinin irinle dolması, şiirle dolmasından daha hayırlıdır» buyurdu.”
2260. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ، مَرْثَدٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ لَعِبَ بِالنَّرْدَشِيرِ فَكَأَنَّمَا صَبَغَ يَدَهُ فِي لَحْمِ خِنْزِيرٍ وَدَمِهِ " .
Bana Züheyr b. Harb anlattı; bize Abdurrahman b. Mehdî, Süfyân’dan; o Alkame b. Mersed’den; o Süleymân b. Büreyde’den; o da babasından [naklettiğine göre] Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim Nerdeşîr (tavla) oynarsa, sanki elini domuz etine ve kanına batırmış gibi olur.”