3371. Hadis
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ الْمَرْوَزِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، ح وَحَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ الْجَوْهَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، جَمِيعًا عَنْ رَاشِدٍ أَبِي مُحَمَّدٍ الْحِمَّانِيِّ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أُمِّ الدَّرْدَاءِ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ أَوْصَانِي خَلِيلِي ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تَشْرَبِ الْخَمْرَ فَإِنَّهَا مِفْتَاحُ كُلِّ شَرٍّ " .
Bize Hüseyin b. Hasan el-Mervezî anlattı, bize İbn Ebî Adî anlattı. (H) Yine bize İbrâhim b. Saîd el-Cevherî anlattı, bize Abdülvehhâb anlattı. Her ikisi de Râşid Ebû Muhammed el-Himmânî'den, o Şehr b. Havşeb'den, o Ümmü'd-Derdâ'dan, o da Ebû'd-Derdâ'dan radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Dostum (Halîlim) sallallâhu aleyhi ve sellem bana şöyle tavsiye etti: "İçki içme. Çünkü o, her şerrin anahtarıdır."
3372. Hadis
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عُثْمَانَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا مُنِيرُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ عُبَادَةَ بْنَ نُسَىٍّ، يَقُولُ سَمِعْتُ خَبَّابَ بْنَ الأَرَتِّ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ " إِيَّاكَ وَالْخَمْرَ فَإِنَّ خَطِيئَتَهَا تَفْرَعُ الْخَطَايَا كَمَا أَنَّ شَجَرَتَهَا تَفْرَعُ الشَّجَرَ " .
Bize Abbâs b. Osman ed-Dımaşkî anlattı, bize Velîd b. Müslim anlattı, bize Münîr b. ez-Zübeyr anlattı. O, Ubâde b. Nusey'i şöyle derken işitti: Ben Habbâb b. el-Eret'i radıyallahu anh, Resulullah'tan sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işittim: "İçkiden sakın! Çünkü onun ağacı (üzüm asması) diğer ağaçların üzerine dallanıp (onları sardığı) gibi, içkinin günahı da diğer günahların üzerine dallanır (başka günahlara yol açar)."
3373. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ فِي الدُّنْيَا لَمْ يَشْرَبْهَا فِي الآخِرَةِ إِلاَّ أَنْ يَتُوبَ " .
Bize Ali b. Muhammed anlattı, bize Abdullah b. Nümeyr anlattı, o Ubeydullah b. Ömer'den, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den radıyallahu anhümâ rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim dünyada içki içerse, tevbe etmedikçe ahirette onu içemez."
3374. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ وَاقِدٍ، أَنَّ خَالِدَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُسَيْنٍ، حَدَّثَهُ قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ فِي الدُّنْيَا لَمْ يَشْرَبْهَا فِي الآخِرَةِ " .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı, bize Yahyâ b. Hamza anlattı, bana Zeyd b. Vâkıd anlattı. Hâlid b. Abdullah b. Hüseyin ona anlatıp dedi ki: Bana Ebû Hureyre radıyallahu anh anlattı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim dünyada içki içerse, ahirette onu içemez."
3375. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ بْنِ الأَصْبَهَانِيِّ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مُدْمِنُ الْخَمْرِ كَعَابِدِ وَثَنٍ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Muhammed b. es-Sabbâh anlattılar. Dediler ki: Bize Muhammed b. Süleyman b. el-Esbahânî anlattı, o Süheyl'den, o babasından, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İçki müptelası, puta tapan gibidir."
3376. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ عُتْبَةَ، حَدَّثَنِي يُونُسُ بْنُ مَيْسَرَةَ بْنِ حَلْبَسٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مُدْمِنُ خَمْرٍ " .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı, bize Süleyman b. Utbe anlattı, bana Yûnus b. Meysere b. Halbes anlattı, o Ebû İdrîs'ten, o da Ebû'd-Derdâ'dan radıyallahu anh rivayet etti. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İçki müptelası cennete giremez."
3377. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ الدَّيْلَمِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ وَسَكِرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاَةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا وَإِنْ مَاتَ دَخَلَ النَّارَ فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَإِنْ عَادَ فَشَرِبَ فَسَكِرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاَةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ مَاتَ دَخَلَ النَّارَ فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَإِنْ عَادَ فَشَرِبَ فَسَكِرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاَةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ مَاتَ دَخَلَ النَّارَ فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَإِنْ عَادَ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يَسْقِيَهُ مِنْ رَدْغَةِ الْخَبَالِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا رَدْغَةُ الْخَبَالِ قَالَ " عُصَارَةُ أَهْلِ النَّارِ " .
Bize Abdurrahman b. İbrahim ed-Dımaşkî anlattı, bize Velîd b. Müslim anlattı, bize Evzâî anlattı, o Rabîa b. Yezîd'den, o İbn ed-Deylemî'den, o da Abdullah b. Amr'dan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim içki içer ve sarhoş olursa, kırk sabah namazı kabul edilmez. Eğer ölürse cehenneme girer. Eğer tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder. Eğer tekrar döner, içer ve sarhoş olursa, kırk sabah namazı kabul edilmez. Eğer ölürse cehenneme girer. Eğer tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder. Eğer tekrar döner, içer ve sarhoş olursa, kırk sabah namazı kabul edilmez. Eğer ölürse cehenneme girer. Eğer tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder. Eğer (dördüncü kez) dönerse, Kıyamet Günü'nde onu 'Radgatu'l-Habâl'den sulamak Allah'ın üzerine bir haktır." Dediler ki: "Ey Allah'ın Resulü! Radgatu'l-Habâl nedir?" Buyurdu ki: "Cehennem ehlinin irini (öz suyu)."
3378. Hadis
حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْيَمَامِيُّ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو كَثِيرٍ السُّحَيْمِيُّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْخَمْرُ مِنْ هَاتَيْنِ الشَّجَرَتَيْنِ النَّخْلَةِ وَالْعِنَبَةِ " .
Bize Yezîd b. Abdullah el-Yemâmî anlattı, bize İkrime b. Ammâr anlattı, bize Ebû Kesîr es-Suhaymî anlattı, o Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İçki (Khamr), şu iki ağaçtandır: Hurma ve üzüm."
3379. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، أَنَّ خَالِدَ بْنَ كَثِيرٍ الْهَمْدَانِيَّ، حَدَّثَهُ أَنَّ السَّرِيَّ بْنَ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَهُ أَنَّ الشَّعْبِيَّ حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ مِنَ الْحِنْطَةِ خَمْرًا وَمِنَ الشَّعِيرِ خَمْرًا وَمِنَ الزَّبِيبِ خَمْرًا وَمِنَ التَّمْرِ خَمْرًا وَمِنَ الْعَسَلِ خَمْرًا " .
Bize Muhammed b. Rumh anlattı, bize Leys b. Sa'd haber verdi, o Yezîd b. Ebî Habîb'den rivayet etti. Hâlid b. Kesîr el-Hemdânî ona anlattı ki, Seriyy b. İsmail ona anlatmış, Şa'bî ona anlatmış. O, Nu'mân b. Beşîr'i radıyallahu anh şöyle derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Muhakkak ki buğdaydan içki olur, arpadan içki olur, kuru üzümden içki olur, hurmadan içki olur ve baldan içki olur."
3380. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْغَافِقِيِّ، وَأَبِي، طُعْمَةَ مَوْلاَهُمْ أَنَّهُمَا سَمِعَا ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لُعِنَتِ الْخَمْرُ عَلَى عَشَرَةِ أَوْجُهٍ بِعَيْنِهَا وَعَاصِرِهَا وَمُعْتَصِرِهَا وَبَائِعِهَا وَمُبْتَاعِهَا وَحَامِلِهَا وَالْمَحْمُولَةِ إِلَيْهِ وَآكِلِ ثَمَنِهَا وَشَارِبِهَا وَسَاقِيهَا " .
Bize Ali b. Muhammed ve Muhammed b. İsmail anlattılar. Dediler ki: Bize Vekî' anlattı, bize Abdülaziz b. Ömer b. Abdülaziz anlattı, o Abdurrahman b. Abdullah el-Gâfikî ve mevla'ları Ebû Tu'me'den rivayet etti. Onlar İbn Ömer'i radıyallahu anhümâ şöyle derken işitmişler: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "İçki on yönden lanetlendi: Bizzat kendisi, onu sıkan (üreten), kendisi için sıkılan (ürettiren), satıcısı, alıcısı, taşıyanı, kendisine taşınan kişi, parasını yiyen, içeni ve sunanı."
3381. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ التُّسْتَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ شَبِيبٍ، سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، - أَوْ حَدَّثَنِي أَنَسٌ، - قَالَ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي الْخَمْرِ عَشَرَةً عَاصِرَهَا وَمُعْتَصِرَهَا وَالْمَعْصُورَةَ لَهُ وَحَامِلَهَا وَالْمَحْمُولَةَ لَهُ وَبَائِعَهَا وَالْمُبْتَاعَةَ لَهُ وَسَاقِيَهَا وَالْمُسْتَقَاةَ لَهُ " . حَتَّى عَدَّ عَشَرَةً مِنْ هَذَا الضَّرْبِ .
Bize Muhammed b. Saîd b. Yezîd b. İbrahim et-Tüsterî anlattı, bize Ebû Âsım anlattı, o Şebîb'den rivayet etti. Dedi ki: Enes b. Mâlik'i radıyallahu anh işittim -veya bana Enes anlattı-. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem içki konusunda on kişiyi lanetledi: "Sıkan, sıktıran, kendisi için sıkılan, taşıyan, kendisine taşınan, satan, kendisi için satın alınan, sunan, kendisine sunulan..." (Ravi) bu türden on kişiyi sayıncaya kadar (devam etti).
3382. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا نَزَلَتِ الآيَاتُ مِنْ آخِرِ سُورَةِ الْبَقَرَةِ فِي الرِّبَا خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَحَرَّمَ التِّجَارَةَ فِي الْخَمْرِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ali b. Muhammed anlattılar. Dediler ki: Bize Ebû Muâviye anlattı, bize A'meş anlattı, o Müslim'den, o Mesrûk'tan, o da Âişe'den radıyallahu anhâ rivayet etti. Dedi ki: Bakara Suresi'nin sonundaki faiz ayetleri inince, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem (mescide) çıktı ve içki ticaretini haram kıldı.
3383. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بَلَغَ عُمَرَ أَنَّ سَمُرَةَ، بَاعَ خَمْرًا فَقَالَ قَاتَلَ اللَّهُ سَمُرَةَ أَلَمْ يَعْلَمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لَعَنَ اللَّهُ الْيَهُودَ حُرِّمَتْ عَلَيْهِمُ الشُّحُومُ فَجَمَلُوهَا فَبَاعُوهَا " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize Süfyân anlattı, o Amr b. Dînâr'dan, o Tâvûs'tan, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Ömer'e radıyallahu anh, Semure'nin içki sattığı (haberi) ulaştı. Dedi ki: "Allah Semure'yi kahretsin! Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu bilmiyor mu: 'Allah Yahudilere lanet etsin. İç yağları onlara haram kılındı, ama onlar bunu (eritip) güzelleştirdiler ve sattılar.'"
3384. Hadis
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ السَّلاَمِ بْنُ عَبْدِ الْقُدُّوسِ، حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تَذْهَبُ اللَّيَالِي وَالأَيَّامُ حَتَّى تَشْرَبَ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي الْخَمْرَ يُسَمُّونَهَا بِغَيْرِ اسْمِهَا " .
Bize Abbâs b. el-Velîd ed-Dımaşkî anlattı, bize Abdüsselâm b. Abdülkuddûs anlattı, bize Sevr b. Yezîd anlattı, o Hâlid b. Ma'dân'dan, o da Ebû Ümâme el-Bâhilî'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir grup, içkiyi (kendi) isminden başka bir isimle isimlendirip içmedikçe geceler ve gündüzler gitmez (Kıyamet kopmaz)."
3385. Hadis
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ أَبِي السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ أَوْسٍ الْعَبْسِيُّ، عَنْ بِلاَلِ بْنِ يَحْيَى الْعَبْسِيِّ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَفْصٍ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، عَنْ ثَابِتِ بْنِ السِّمْطِ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " يَشْرَبُ نَاسٌ مِنْ أُمَّتِي الْخَمْرَ بِاسْمٍ يُسَمُّونَهَا إِيَّاهُ " .
Bize Hüseyin b. Ebî es-Serî anlattı, bize Ubeydullah anlattı, bize Sa'd b. Evs el-Absî anlattı, o Bilâl b. Yahyâ el-Absî'den, o Ebû Bekir b. Hafs'tan, o İbn Muhayrîz'den, o Sâbit b. es-Simt'ten, o da Ubâde b. es-Sâmit'ten radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimden birtakım insanlar, ona (başka) bir isim vererek içki içecekler."
3386. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، تَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " كُلُّ شَرَابٍ أَسْكَرَ فَهُوَ حَرَامٌ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize Süfyân b. Uyeyne anlattı, o Zührî'den, o Ebû Seleme'den, o da Âişe'den radıyallahu anhâ rivayet etti. O bunu Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem ulaştırarak dedi ki: "Sarhoşluk veren her içecek haramdır."
3387. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ الْحَارِثِ الذِّمَارِيُّ، سَمِعْتُ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ " .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı, bize Sadaka b. Hâlid anlattı, bize Yahyâ b. el-Hâris ez-Zimârî anlattı. O, Sâlim b. Abdullah b. Ömer'i, babasından radıyallahu anh rivayet ederken işitti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici haramdır."
3388. Hadis
حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ هَانِئٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ " . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الْمِصْرِيِّينَ .
Bize Yûnus b. Abdil'a'lâ anlattı, bize İbn Vehb anlattı, bize İbn Cüreyc haber verdi, o Eyyûb b. Hâni'den, o Mesrûk'tan, o da İbn Mes'ûd'dan radıyallahu anh rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici haramdır." İbn Mâce dedi ki: Bu, Mısırlıların hadisidir.
3389. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ حَيَّانَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزِّبْرِقَانِ، عَنْ يَعْلَى بْنِ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ، سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ عَلَى كُلِّ مُؤْمِنٍ " . وَهَذَا حَدِيثُ الرَّقِّيِّينَ .
Bize Ali b. Meymûn er-Rakkî anlattı, bize Hâlid b. Hayyân anlattı, o Süleyman b. Abdullah b. ez-Zibrikân'dan, o Ya'lâ b. Şeddâd b. Evs'ten rivayet etti. Dedi ki: Ben Muâviye'yi radıyallahu anh şöyle derken işittim: Ben Resulullah'ı sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işittim: "Her sarhoş edici, her mümine haramdır." Bu, Rakkalıların hadisidir.
3390. Hadis
حَدَّثَنَا سَهْلٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَلْقَمَةَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " كُلُّ مُسْكِرٍ خَمْرٌ وَكُلُّ خَمْرٍ حَرَامٌ " .
Bize Sehl anlattı, bize Yezîd b. Hârûn anlattı, o Muhammed b. Amr b. Alkame'den, o Ebû Seleme'den, o da İbn Ömer'den radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici içkidir ve her içki haramdır."
3391. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı, bize Ebû Dâvûd anlattı, bize Şu'be anlattı, o Saîd b. Ebî Bürde'den, o babasından, o da Ebû Mûsâ'dan radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici haramdır."
3392. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو يَحْيَى، زَكَرِيَّا بْنُ مَنْظُورٍ عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ وَمَا أَسْكَرَ كَثِيرُهُ فَقَلِيلُهُ حَرَامٌ " .
Bize İbrâhim b. el-Münzir el-Hizâmî anlattı, bize Ebû Yahyâ Zekeriyyâ b. Manzûr anlattı, o Ebû Hâzim'den, o da Abdullah b. Ömer'den radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici haramdır. Çoğu sarhoş edenin, azı da haramdır."
3393. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ، حَدَّثَنِي دَاوُدُ بْنُ بَكْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَا أَسْكَرَ كَثِيرُهُ فَقَلِيلُهُ حَرَامٌ " .
Bize Abdurrahman b. İbrahim anlattı, bize Enes b. İyâz anlattı, bana Dâvûd b. Bekr anlattı, o Muhammed b. el-Münkedir'den, o da Câbir b. Abdullah'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Çoğu sarhoş edenin, azı da haramdır."
3394. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَا أَسْكَرَ كَثِيرُهُ فَقَلِيلُهُ حَرَامٌ " .
Bize Abdurrahman b. İbrahim anlattı, bize Enes b. İyâz anlattı, bize Ubeydullah b. Ömer anlattı, o Amr b. Şuayb'dan, o babasından, o da dedesinden rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Çoğu sarhoş edenin, azı da haramdır."
3395. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى أَنْ يُنْبَذَ التَّمْرُ وَالزَّبِيبُ جَمِيعًا وَنَهَى أَنْ يُنْبَذَ الْبُسْرُ وَالرُّطَبُ جَمِيعًا . قَالَ اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ أَبِي رَبَاحٍ الْمَكِّيُّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِثْلَهُ .
Bize Muhammed b. Rumh anlattı, bize Leys b. Sa'd haber verdi, o Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir b. Abdullah'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kuru hurma ile kuru üzümün karıştırılarak nebîz yapılmasını yasakladı; ayrıca koruk hurma (busr) ile taze hurmanın (rutab) karıştırılarak nebîz yapılmasını da yasakladı. Leys b. Sa'd dedi ki: Bana Atâ b. Ebî Rabâh el-Mekkî anlattı, o Câbir b. Abdullah'tan, o da Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem bunun benzerini rivayet etti.
3396. Hadis
حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْيَمَامِيُّ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، عَنْ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تَنْبِذُوا التَّمْرَ وَالْبُسْرَ جَمِيعًا وَانْبِذُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا عَلَى حِدَتِهِ " .
Bize Yezîd b. Abdullah el-Yemâmî anlattı, bize İkrime b. Ammâr anlattı, o Ebû Kesîr'den, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kuru hurma ile koruk hurmayı karıştırarak nebîz yapmayın. Her birinden ayrı ayrı nebîz yapın."
3397. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " لاَ تَجْمَعُوا بَيْنَ الرُّطَبِ وَالزَّهْوِ وَلاَ بَيْنَ الزَّبِيبِ وَالتَّمْرِ وَانْبِذُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا عَلَى حِدَتِهِ " .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı, bize Velîd b. Müslim anlattı, bize Evzâî anlattı, o Yahyâ b. Ebî Kesîr'den, o Abdullah b. Ebî Katâde'den, o da babasından radıyallahu anh rivayet etti. O, Resulullah'ı sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işitmiştir: "Taze hurma ile olgunlaşmamış hurmayı (zehv) karıştırmayın. Kuru üzüm ile kuru hurmayı da karıştırmayın. Her birinden ayrı ayrı nebîz yapın."
3398. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، حَدَّثَتْنَا بَنَانَةُ بِنْتُ يَزِيدَ الْعَبْشَمِيَّةُ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنَّا نَنْبِذُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي سِقَاءٍ فَنَأْخُذُ قَبْضَةً مِنْ تَمْرٍ أَوْ قَبْضَةً مِنْ زَبِيبٍ فَنَطْرَحُهَا فِيهِ ثُمَّ نَصُبُّ عَلَيْهِ الْمَاءَ فَنَنْبِذُهُ غُدْوَةً فَيَشْرَبُهُ عَشِيَّةً وَنَنْبِذُهُ عَشِيَّةً فَيَشْرَبُهُ غُدْوَةً . وَقَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ نَهَارًا فَيَشْرَبُهُ لَيْلاً أَوْ لَيْلاً فَيَشْرَبُهُ نَهَارًا .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize Ebû Muâviye anlattı. (H) Ve bize Muhammed b. Abdülmelik b. Ebî eş-Şevârib anlattı, bize Abdülvâhid b. Ziyâd anlattı. Dediler ki: Bize Âsım el-Ahvel anlattı, bize Benâne bint Yezîd el-Abşemiyye anlattı, o Âişe'den radıyallahu anhâ rivayet etti. Dedi ki: Biz Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem için bir tulum içinde nebîz (şıra) yapardık. Bir avuç hurma veya bir avuç kuru üzüm alır, onu tulumun içine atar, sonra üzerine su dökerdik. Sabahleyin kurardık, akşamleyin içerdi; akşamleyin kurardık, sabahleyin içerdi. Ebû Muâviye dedi ki: Gündüz (kurardık), gece içerdi; veya gece (kurardık), gündüz içerdi.
3399. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ صَبِيحٍ، عَنْ أَبِي إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي عُمَرَ الْبَهْرَانِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ يُنْبَذُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَيَشْرَبُهُ يَوْمَهُ ذَلِكَ وَالْغَدَ وَالْيَوْمَ الثَّالِثَ فَإِنْ بَقِيَ مِنْهُ شَىْءٌ أَهْرَاقَهُ أَوْ أَمَرَ بِهِ فَأُهْرِيقَ .
Bize Ebû Küreyb anlattı, o İsmail b. Sabîh'ten, o Ebû İsrâil'den, o Ebû Ömer el-Behrânî'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem için nebîz (şıra) yapılırdı. O gün, ertesi gün ve üçüncü gün onu içerdi. Eğer ondan bir şey kalırsa onu dökerdi veya emrederdi de dökülürdü.
3400. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ يُنْبَذُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي تَوْرٍ مِنْ حِجَارَةٍ .
Bize Muhammed b. Abdülmelik b. Ebî eş-Şevârib anlattı, bize Ebû Avâne anlattı, o Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir b. Abdullah'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem için taş bir kapta nebîz (şıra) yapılırdı.
3401. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُنْبَذَ فِي النَّقِيرِ وَالْمُزَفَّتِ وَالدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمَةِ وَقَالَ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize Muhammed b. Bişr anlattı, o Muhammed b. Amr'dan, bize Ebû Seleme anlattı, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem; nakîr (oyulmuş kütük), müzeffet (ziftlenmiş kap), dübbâ (kurutulmuş su kabağı) ve hanteme (sırlı testi) içinde nebîz yapılmasını yasakladı ve şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici haramdır."
3402. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُنْبَذَ فِي الْمُزَفَّتِ وَالْقَرْعِ .
Bize Muhammed b. Rumh anlattı, bize Leys b. Sa'd haber verdi, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, müzeffet (ziftlenmiş kap) ve su kabağı içinde nebîz yapılmasını yasakladı.
3403. Hadis
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ الْمُثَنَّى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الشُّرْبِ فِي الْحَنْتَمِ وَالدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ .
Bize Nasr b. Ali anlattı, bize babam anlattı, o Müsennâ b. Saîd'den, o Ebû'l-Mütevekkil'den, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem; hanteme (sırlı testi), dübbâ (kurutulmuş su kabağı) ve nakîr (oyulmuş kütük) içinde (nebîz yapıp) içmeyi yasakladı.
3404. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، وَالْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ .
Bize Ebû Bekir ve Abbâs b. Abdilazîm el-Anberî anlattılar. Dediler ki: Bize Şebâbe anlattı, o Şu'be'den, o Bükeyr b. Atâ'dan, o da Abdurrahman b. Ya'mer'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem; dübbâ (kurutulmuş su kabağı) ve hanteme (sırlı testi) (içinde nebîz yapmayı) yasakladı.
3405. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُخَيْمِرَةَ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ عَنِ الأَوْعِيَةِ فَانْتَبِذُوا فِيهِ وَاجْتَنِبُوا كُلَّ مُسْكِرٍ " .
Bize Abdülhamîd b. Beyân el-Vâsıtî anlattı, bize İshâk b. Yûsuf anlattı, o Şerîk'ten, o Simâk'ten, o Kâsım b. Muhaymire'den, o İbn Büreyde'den, o da babasından radıyallahu anh rivayet etti. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Size (belirli) kapları yasaklamıştım. (Artık) içinde nebîz yapabilirsiniz, (ancak) her sarhoş ediciden kaçının."
3406. Hadis
حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ هَانِئٍ، عَنْ مَسْرُوقِ بْنِ الأَجْدَعِ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِنِّي كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ عَنْ نَبِيذِ الأَوْعِيَةِ أَلاَ وَإِنَّ وِعَاءً لاَ يُحَرِّمُ شَيْئًا كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ " .
Bize Yûnus b. Abdil'a'lâ anlattı, bize Abdullah b. Vehb anlattı, bize İbn Cüreyc haber verdi, o Eyyûb b. Hâni'den, o Mesrûk b. el-Ecda'dan, o da İbn Mes'ûd'dan radıyallahu anh rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz ben size (bazı) kaplarda nebîz yapmayı yasaklamıştım. Dikkat edin! Hiçbir kap, bir şeyi haram kılmaz. Her sarhoş edici haramdır."
3407. Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِيهِ، حَدَّثَتْنِي رُمَيْثَةُ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ أَتَعْجِزُ إِحْدَاكُنَّ أَنْ تَتَّخِذَ كُلَّ عَامٍ مِنْ جِلْدِ أُضْحِيَّتِهَا سِقَاءً ثُمَّ قَالَتْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُنْبَذَ فِي الْجَرِّ وَفِي كَذَا وَفِي كَذَا إِلاَّ الْخَلَّ .
Bize Süveyd b. Saîd anlattı, bize Mu'temir b. Süleyman anlattı, o babasından, bana Rumeyse anlattı, o da Âişe'den radıyallahu anhâ rivayet etti. Dedi ki: "Sizden biriniz her yıl kurbanının derisinden bir tulum (su kabı) edinmekten aciz midir?" Sonra şöyle dedi: "Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem; (topraktan yapılmış) çömleklerde (testilerde), şunda ve şunda -sirke hariç- nebîz yapılmasını yasakladı."
3408. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى الْخَطْمِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُنْبَذَ فِي الْجِرَارِ .
Bize İshâk b. Mûsâ el-Hatmî anlattı, bize Velîd b. Müslim anlattı, bize Evzâî anlattı, o Yahyâ b. Ebî Kesîr'den, o Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, (topraktan yapılmış) çömleklerde nebîz yapılmasını yasakladı.
3409. Hadis
حَدَّثَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، عَنْ صَدَقَةَ أَبِي مُعَاوِيَةَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَاقِدٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أُتِيَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِنَبِيذِ جَرٍّ يَنِشُّ فَقَالَ " اضْرِبْ بِهَذَا الْحَائِطَ فَإِنَّ هَذَا شَرَابُ مَنْ لاَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ " .
Bize Mücâhid b. Mûsâ anlattı, bize Velîd anlattı, o Sadaka Ebû Muâviye'den, o Zeyd b. Vâkıd'dan, o Hâlid b. Abdullah'tan, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem (topraktan yapılmış) bir çömlekte kaynayan (köpüren) nebîz getirildi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Bunu duvara çarp (dök)! Çünkü bu, Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyenin içeceğidir."
3410. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ " غَطُّوا الإِنَاءَ وَأَوْكُوا السِّقَاءَ وَأَطْفِئُوا السِّرَاجَ وَأَغْلِقُوا الْبَابَ فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لاَ يَحُلُّ سِقَاءً وَلاَ يَفْتَحُ بَابًا وَلاَ يَكْشِفُ إِنَاءً فَإِنْ لَمْ يَجِدْ أَحَدُكُمْ إِلاَّ أَنْ يَعْرُضَ عَلَى إِنَائِهِ عُودًا وَيَذْكُرَ اسْمَ اللَّهِ فَلْيَفْعَلْ فَإِنَّ الْفُوَيْسِقَةَ تُضْرِمُ عَلَى أَهْلِ الْبَيْتِ بَيْتَهُمْ " .
Bize Muhammed b. Rumh anlattı, bize Leys b. Sa'd haber verdi, o Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir b. Abdullah'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu nakletti: "Kapların üzerini örtün, tulumların ağzını bağlayın, kandili söndürün ve kapıyı kapatın. Çünkü şeytan, (bağlı) tulumu çözemez, kapıyı açamaz ve kabın üzerini açamaz. Eğer sizden biriniz kabının üzerine (enine) bir çubuk koymaktan ve Allah'ın ismini anmaktan başka bir çare bulamazsa, onu yapsın. Çünkü fâsıkçık (fare), ev halkının üzerine evlerini yakar."
3411. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ بِتَغْطِيَةِ الإِنَاءِ وَإِيكَاءِ السِّقَاءِ وَإِكْفَاءِ الإِنَاءِ " .
Bize Abdülhamîd b. Beyân el-Vâsıtî anlattı, bize Hâlid b. Abdullah anlattı, o Süheyl'den, o babasından, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize; kabın üzerini örtmemizi, tulumun ağzını bağlamamızı ve kabı ters çevirmemizi emretti.
3412. Hadis
حَدَّثَنَا عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ، حَدَّثَنَا حَرَمِيُّ بْنُ عُمَارَةَ بْنِ أَبِي حَفْصَةَ، حَدَّثَنَا حَرِيشُ بْنُ خِرِّيتٍ، أَنْبَأَنَا ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَصْنَعُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثَلاَثَةَ آنِيَةٍ مِنَ اللَّيْلِ مُخَمَّرَةً إِنَاءً لِطَهُورِهِ وَإِنَاءً لِسِوَاكِهِ وَإِنَاءً لِشَرَابِهِ .
Bize Isme b. el-Fadl anlattı, bize Haremî b. Umâre b. Ebî Hafsa anlattı, bize Harîş b. Hırrît anlattı, bize İbn Ebî Müleyke haber verdi, o da Âişe'den radıyallahu anhâ rivayet etti. Dedi ki: "Ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem için geceden üzeri örtülü üç kap hazırlardım: Biri temizlik suyu için, biri misvakı için, biri de içeceği için."
3413. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِنَّ الَّذِي يَشْرَبُ فِي إِنَاءِ الْفِضَّةِ إِنَّمَا يُجَرْجِرُ فِي بَطْنِهِ نَارَ جَهَنَّمَ " .
Bize Muhammed b. Rumh anlattı, bize Leys b. Sa'd haber verdi, o Nâfi'den, o Zeyd b. Abdullah b. Ömer'den, o Abdullah b. Abdurrahman b. Ebî Bekir'den, o da Ümmü Seleme'den radıyallahu anhâ rivayet etti. O, Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu haber verdi: "Gümüş kapta bir şey içen kimse, karnına cehennem ateşini doldurur (fokurdatır)."
3414. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الشُّرْبِ فِي آنِيَةِ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَقَالَ " هِيَ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا وَهِيَ لَكُمْ فِي الآخِرَةِ " .
Bize Muhammed b. Abdülmelik b. Ebî eş-Şevârib anlattı, bize Ebû Avâne anlattı, o Ebû Bişr'den, o Mücâhid'den, o Abdurrahman b. Ebî Leylâ'dan, o da Huzeyfe'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, altın ve gümüş kaplardan içmeyi yasakladı ve şöyle buyurdu: "Bunlar dünyada onlar (kafirler) için, ahirette ise sizin içindir."
3415. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ امْرَأَةِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ شَرِبَ فِي إِنَاءِ فِضَّةٍ فَكَأَنَّمَا يُجَرْجِرُ فِي بَطْنِهِ نَارَ جَهَنَّمَ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize Gunder anlattı, o Şu'be'den, o Sa'd b. İbrahim'den, o Nâfi'den, o İbn Ömer'in hanımından, o da Âişe'den radıyallahu anhâ rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim gümüş bir kapta içerse, sanki karnına cehennem ateşini doldurur (fokurdatır)."
3416. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا عَزْرَةُ بْنُ ثَابِتٍ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ ثُمَامَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّهُ كَانَ يَتَنَفَّسُ فِي الإِنَاءِ ثَلاَثًا وَزَعَمَ أَنَسٌ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَتَنَفَّسُ فِي الإِنَاءِ ثَلاَثًا .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize İbn Mehdî anlattı, bize Azre b. Sâbit el-Ensârî anlattı, o Sümâme b. Abdullah'tan, o da Enes'ten radıyallahu anh rivayet etti. Enes, (içerken) kabın içinde üç defa nefes alırdı. Enes, Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem da kabın içinde üç defa nefes aldığını iddia (beyan) ederdi.
3417. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا رِشْدِينُ بْنُ كُرَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَرِبَ فَتَنَفَّسَ فِيهِ مَرَّتَيْنِ .
Bize Hişâm b. Ammâr ve Muhammed b. es-Sabbâh anlattılar. Dediler ki: Bize Mervân b. Muâviye anlattı, bize Rişdîn b. Küreyb anlattı, o babasından, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (bir şey) içti ve (içerken) iki defa nefes aldı.
3418. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ اخْتِنَاثِ الأَسْقِيَةِ أَنْ يُشْرَبَ مِنْ أَفْوَاهِهَا .
Bize Ahmed b. Amr b. es-Serh anlattı, bize İbn Vehb anlattı, o Yûnus'tan, o İbn Şihâb'dan, o Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe'den, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, tulumların ağızlarını dışa kıvırıp oradan içmeyi yasakladı.
3419. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا زَمْعَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ وَهْرَامَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ اخْتِنَاثِ الأَسْقِيَةِ وَإِنَّ رَجُلاً بَعْدَمَا نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ ذَلِكَ قَامَ مِنَ اللَّيْلِ إِلَى سِقَاءٍ فَاخْتَنَثَهُ فَخَرَجَتْ عَلَيْهِ مِنْهُ حَيَّةٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı, bize Ebû Âmir anlattı, bize Zem'a b. Sâlih anlattı, o Seleme b. Vehrâm'dan, o İkrime'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, tulumların ağızlarını kıvırıp (oradan içmeyi) yasakladı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu yasakladıktan sonra bir adam geceleyin kalkıp bir tulumun ağzını kıvırarak (içti), içinden üzerine bir yılan çıktı.
3420. Hadis
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الصَّوَّافُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الشُّرْبِ مِنْ فِي السِّقَاءِ .
Bize Bişr b. Hilâl es-Savvâf anlattı, bize Abdülvâris b. Saîd anlattı, o Eyyûb'dan, o İkrime'den, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, su tulumunun ağzından içmeyi yasakladı.
3421. Hadis
حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى أَنْ يُشْرَبَ مِنْ فَمِ السِّقَاءِ .
Bize Bekr b. Halef Ebû Bişr anlattı, bize Yezîd b. Zürey' anlattı, bize Hâlid el-hazzâ' anlattı, o İkrime'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, su tulumunun ağzından içmeyi yasakladı.
3422. Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ سَقَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ زَمْزَمَ فَشَرِبَ قَائِمًا . فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعِكْرِمَةَ فَحَلَفَ بِاللَّهِ مَا فَعَلَ .
Bize Süveyd b. Saîd anlattı, bize Ali b. Müshir anlattı, o Âsım'dan, o Şa'bî'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem zemzem verdim, ayakta içti. Bunu İkrime'ye anlattım (zikrettim); o da Allah'a yemin ederek "Böyle yapmadı (ayakta içmedi)" dedi.
3423. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ يَزِيدَ بْنِ جَابِرٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ جَدَّةٍ، لَهُ يُقَالُ لَهَا كَبْشَةُ الأَنْصَارِيَّةُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا قِرْبَةٌ مُعَلَّقَةٌ فَشَرِبَ مِنْهَا وَهُوَ قَائِمٌ فَقَطَعَتْ فَمَ الْقِرْبَةِ تَبْتَغِي بَرَكَةَ مَوْضِعِ فِي رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Bize Muhammed b. es-Sabbâh anlattı, bize Süfyân b. Uyeyne haber verdi, o Yezîd b. Yezîd b. Câbir'den, o Abdurrahman b. Ebî Amre'den, o da Kebşe el-Ensâriyye denilen ninesinden radıyallahu anhâ rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem onun yanına girmiş, yanında asılı bir su tulumu varmış. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ondan ayakta su içmiş. Bunun üzerine Kebşe, Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem ağzının değdiği yerin bereketini umarak tulumun ağzını kesmiş.
3424. Hadis
حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنِ الشُّرْبِ قَائِمًا .
Bize Humeyd b. Mes'ade anlattı, bize Bişr b. el-Mufaddal anlattı, bize Saîd anlattı, o Katâde'den, o da Enes'ten radıyallahu anh rivayet etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ayakta su içmeyi yasakladı.
3425. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أُتِيَ بِلَبَنٍ قَدْ شِيبَ بِمَاءٍ وَعَنْ يَمِينِهِ أَعْرَابِيٌّ وَعَنْ يَسَارِهِ أَبُو بَكْرٍ فَشَرِبَ ثُمَّ أَعْطَى الأَعْرَابِيَّ وَقَالَ " الأَيْمَنُ فَالأَيْمَنُ " .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı, bize Mâlik b. Enes anlattı, o Zührî'den, o da Enes b. Mâlik'ten radıyallahu anh rivayet etti. Resulullah'a sallallâhu aleyhi ve sellem suyla karıştırılmış süt getirildi. Sağında bir bedevi, solunda ise Ebû Bekir vardı. (Sütten) içti, sonra (kalanı) bedeviye verdi ve şöyle buyurdu: "Sağdakine, sonra (onun) sağındakine (verilir)."
3426. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِلَبَنٍ وَعَنْ يَمِينِهِ ابْنُ عَبَّاسٍ وَعَنْ يَسَارِهِ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاِبْنِ عَبَّاسٍ " أَتَأْذَنُ لِي أَنْ أَسْقِيَ خَالِدًا " . قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ مَا أُحِبُّ أَنْ أُوثِرَ بِسُؤْرِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى نَفْسِي أَحَدًا . فَأَخَذَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَشَرِبَ وَشَرِبَ خَالِدٌ .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı, bize İsmail b. Ayyâş anlattı, bize İbn Cüreyc anlattı, o İbn Şihâb'dan, o Ubeydullah b. Abdullah'tan, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah'a sallallâhu aleyhi ve sellem süt getirildi. Sağında İbn Abbâs, solunda ise Hâlid b. el-Velîd vardı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, İbn Abbâs'a: "Hâlid'e vermem (önce ona ikram etmem) için bana izin verir misin?" dedi. İbn Abbâs: "Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem artığı konusunda hiç kimseyi kendime tercih etmem (bunu başkasına vermem)," dedi. Bunun üzerine İbn Abbâs (kabı) aldı, içti, sonra da Hâlid içti.
3427. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ أَبِي ذُبَابٍ، عَنْ عَمِّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا شَرِبَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَتَنَفَّسْ فِي الإِنَاءِ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَعُودَ فَلْيُنَحِّ الإِنَاءَ ثُمَّ لْيَعُدْ إِنْ كَانَ يُرِيدُ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı, bize Dâvûd b. Abdullah anlattı, o Abdülaziz b. Muhammed'den, o Hâris b. Ebî Zübâb'dan, o amcasından, o da Ebû Hureyre'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz içtiği zaman kabın içine nefes vermesin. Eğer tekrar içmek isterse kabı (ağzından) uzaklaştırsın, sonra -isterse- tekrar dönsün (içsin)."
3428. Hadis
حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ التَّنَفُّسِ فِي الإِنَاءِ .
Bize Bekr b. Halef Ebû Bişr anlattı, bize Yezîd b. Zürey' anlattı, o Hâlid el-hazzâ'dan, o İkrime'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kabın içine nefes vermeyi yasakladı.
3429. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُنْفَخَ فِي الإِنَاءِ .
Bize Ebû Bekir b. Hallâd el-Bâhilî anlattı, bize Süfyân anlattı, o Abdülkerîm'den, o İkrime'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kabın içine üflenmesini yasakladı.
3430. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمُحَارِبِيُّ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنْفُخُ فِي الشَّرَابِ .
Bize Ebû Küreyb anlattı, bize Abdurrahim b. Abdurrahman el-Muhâribî anlattı, o Şerîk'ten, o Abdülkerîm'den, o İkrime'den, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, içeceğe üflemezdi.
3431. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ زِيَادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نَشْرَبَ عَلَى بُطُونِنَا وَهُوَ الْكَرْعُ وَنَهَانَا أَنْ نَغْتَرِفَ بِالْيَدِ الْوَاحِدَةِ وَقَالَ " لاَ يَلَغْ أَحَدُكُمْ كَمَا يَلَغُ الْكَلْبُ وَلاَ يَشْرَبْ بِالْيَدِ الْوَاحِدَةِ كَمَا يَشْرَبُ الْقَوْمُ الَّذِينَ سَخِطَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلاَ يَشْرَبْ بِاللَّيْلِ مِنْ إِنَاءٍ حَتَّى يُحَرِّكَهُ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ إِنَاءً مُخَمَّرًا وَمَنْ شَرِبَ بِيَدِهِ وَهُوَ يَقْدِرُ عَلَى إِنَاءٍ يُرِيدُ التَّوَاضُعَ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِعَدَدِ أَصَابِعِهِ حَسَنَاتٍ وَهُوَ إِنَاءُ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ عَلَيْهِمَا السَّلاَمُ إِذْ طَرَحَ الْقَدَحَ فَقَالَ أُفٍّ هَذَا مَعَ الدُّنْيَا " .
Bize Muhammed b. el-Musaffâ el-Hımsî anlattı, bize Bakıyye anlattı, o Müslim b. Abdullah'tan, o Ziyâd b. Abdullah'tan, o Âsım b. Muhammed b. Zeyd b. Abdullah b. Ömer'den, o babasından, o da dedesinden radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, bize (yere) yatarak -ki bu el-ker' (hayvan gibi ağızla su içmek)dir- su içmeyi yasakladı ve bize tek elle avuçlamayı yasakladı. Ve şöyle buyurdu: "Sizden biriniz köpeğin yaladığı gibi yalamasın. Tek elle de içmesin; zira o (tek elle içmek), Allah'ın kendilerine gazap ettiği kavmin içişi gibidir. Geceleyin kaptan, onu hareket ettirmeden (çalkalamadan) içmesin; ancak kap örtülü ise müstesna. Kim kaba gücü yettiği halde tevazu göstererek eliyle içerse, Allah ona parmakları sayısınca sevap yazar. Bu (elle içmek), İsa b. Meryem'in aleyhimesselâm kasesidir (usulüdür); o kadehi (bardağı) atmış ve 'Öf! Bu da dünyalık ile beraberdir (dünya malıdır)' demiştir."
3432. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنْصُورٍ أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى رَجُلٍ مِنَ الأَنْصَارِ وَهُوَ يُحَوِّلُ الْمَاءَ فِي حَائِطِهِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنْ كَانَ عِنْدَكَ مَاءٌ بَاتَ فِي شَنٍّ فَاسْقِنَا وَإِلاَّ كَرَعْنَا " . قَالَ عِنْدِي مَاءٌ بَاتَ فِي شَنٍّ . فَانْطَلَقَ وَانْطَلَقْنَا مَعَهُ إِلَى الْعَرِيشِ فَحَلَبَ لَهُ شَاةً عَلَى مَاءٍ بَاتَ فِي شَنٍّ فَشَرِبَ ثُمَّ فَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ بِصَاحِبِهِ الَّذِي مَعَهُ .
Bize Ahmed b. Mansûr Ebû Bekir anlattı, bize Yûnus b. Muhammed anlattı, bize Füleyh b. Süleyman anlattı, o Saîd b. Hâris'ten, o da Câbir b. Abdullah'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ensar'dan bir adamın yanına girdi. Adam bahçesinde suyu(n yolunu) çeviriyordu (sulama yapıyordu). Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: "Eğer yanında eski bir tulumda gecelemiş suyun varsa bize ver, yoksa (eğilip) ağzımızla içeriz," buyurdu. Adam: "Yanımda eski bir tulumda gecelemiş suyum var," dedi. Adam gitti, biz de onunla beraber çardağa gittik. Adam onun için tulumda gecelemiş suyun üzerine bir koyun sağdı. (Resulullah) içti. Sonra yanındaki arkadaşına da aynısını yaptı (ikram etti).
3433. Hadis
حَدَّثَنَا وَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَامِرٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ مَرَرْنَا عَلَى بِرْكَةٍ فَجَعَلْنَا نَكْرَعُ فِيهَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تَكْرَعُوا وَلَكِنِ اغْسِلُوا أَيْدِيَكُمْ ثُمَّ اشْرَبُوا فِيهَا فَإِنَّهُ لَيْسَ إِنَاءٌ أَطْيَبَ مِنَ الْيَدِ " .
Bize Vâsıl b. Abdil'a'lâ anlattı, bize İbn Fudayl anlattı, o Leys'ten, o Saîd b. Âmir'den, o da İbn Ömer'den radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Bir su birikintisine uğradık ve ondan eğilip ağzımızla içmeye başladık. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "(Hayvan gibi) eğilip ağzınızla içmeyin. Fakat ellerinizi yıkayın, sonra avuçlarınızla için. Çünkü elden daha temiz (daha güzel) bir kap yoktur."
3434. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ رَبَاحٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " سَاقِي الْقَوْمِ آخِرُهُمْ شُرْبًا " .
Bize Ahmed b. Abde ve Süveyd b. Saîd anlattılar. Dediler ki: Bize Hammâd b. Zeyd anlattı, o Sâbit el-Bünânî'den, o Abdullah b. Rabâh'tan, o da Ebû Katâde'den radıyallahu anh rivayet etti. Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir topluluğa su dağıtan (sâkî), en son içendir."
3435. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَدَحٌ مِنْ قَوَارِيرَ يَشْرَبُ فِيهِ .
Bize Ahmed b. Sinân anlattı, bize Zeyd b. el-Hubâb anlattı, bize Mindel b. Ali anlattı, o Muhammed b. İshâk'tan, o Zührî'den, o Ubeydullah b. Abdullah'tan, o da İbn Abbâs'tan radıyallahu anhümâ rivayet etti. Dedi ki: Resulullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem, içinden (su) içtiği camdan bir kadehi vardı.