735. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْجَعْفَرِيُّ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ مُحَمَّدٍ، جَمِيعًا عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُسَامَةَ بْنِ الْهَادِ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي الْوَلِيدِ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سُرَاقَةَ الْعَدَوِيِّ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " مَنْ بَنَى مَسْجِدًا يُذْكَرُ فِيهِ اسْمُ اللَّهِ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; dedi ki: Bize Yûnus b. Muhammed anlattı; dedi ki: Bize Leys b. Sa'd anlattı. (H) Yine bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; dedi ki: Bize Dâvûd b. Abdillâh el-Ca'ferî, Abdülazîz b. Muhammed'den anlattı. (Bu râvilerin) hepsi (Leys ve Abdülazîz) Yezîd b. Abdillâh b. Üsâme b. el-Hâd'dan, o Velîd b. Ebi'l-Velîd'den, o Osmân b. Abdillâh b. Sürâka el-Adevî'den, o da Ömer b. el-Hattâb'dan naklen anlattılar. (Ömer) dedi ki: Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "Kim Allah'ın isminin anıldığı bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bir ev (köşk) bina eder."
736. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ لَبِيدٍ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " مَنْ بَنَى لِلَّهِ مَسْجِدًا بَنَى اللَّهُ لَهُ مِثْلَهُ فِي الْجَنَّةِ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; dedi ki: Bize Ebû Bekr el-Hanefî anlattı; dedi ki: Bize Abdülhamîd b. Ca'fer, babasından, o Mahmûd b. Lebîd'den, o da Osmân b. Affân'dan naklen anlattı. (Osmân) dedi ki: Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "Kim Allah (rızası) için bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette onun mislini (benzerini) bina eder."
737. Hadis
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عُثْمَانَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنِ ابْنِ لَهِيعَةَ، حَدَّثَنِي أَبُو الأَسْوَدِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ بَنَى لِلَّهِ مَسْجِدًا مِنْ مَالِهِ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ " .
Bize Abbâs b. Osmân ed-Dımaşkî anlattı; dedi ki: Bize Velîd b. Müslim, İbn Lehîa'dan anlattı. (İbn Lehîa) dedi ki: Bana Ebu'l-Esved, Urve'den, o da Alî b. Ebî Tâlib'den naklen anlattı. (Alî) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah (rızası) için malından (harcayarak) bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bir ev (köşk) bina eder."
738. Hadis
حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ نَشِيطٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ النَّوْفَلِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ بَنَى مَسْجِدًا لِلَّهِ كَمَفْحَصِ قَطَاةٍ أَوْ أَصْغَرَ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ " .
Bize Yûnus b. Abdil'a'lâ anlattı; dedi ki: Bize Abdullah b. Vehb, İbrâhim b. Neşît'ten, o Abdullah b. Abdurrahmân b. Ebî Hüseyin en-Nevfelî'den, o Atâ b. Ebî Rabâh'tan, o da Câbir b. Abdillâh'tan naklen anlattı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah için bağırtlak kuşunun yumurtladığı yer (yuvası) kadar veya ondan daha küçük bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bir ev (köşk) bina eder."
739. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَتَبَاهَى النَّاسُ فِي الْمَسَاجِدِ " .
Bize Abdullah b. Muâviye el-Cumahî anlattı; dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme, Eyyûb'dan, o da Ebû Kılâbe'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklen anlattı. (Enes) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İnsanlar mescitler(i süsleme ve övünme konusun)da birbirleriyle yarışmadıkça kıyamet kopmaz."
740. Hadis
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْكَرِيمِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْبَجَلِيُّ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَرَاكُمْ سَتُشَرِّفُونَ مَسَاجِدَكُمْ بَعْدِي كَمَا شَرَّفَتِ الْيَهُودُ كَنَائِسَهَا وَكَمَا شَرَّفَتِ النَّصَارَى بِيَعَهَا " .
Bize Cübâre b. el-Muğallis anlattı; dedi ki: Bize Abdülkerîm b. Abdirrahmân el-Becelî, Leys'ten, o da İkrime'den, o da İbn Abbâs'tan naklen anlattı. (İbn Abbâs) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Görüyorum ki sizler, Yahudilerin havralarını (yüksek ve) süslü yaptıkları gibi, Hristiyanların da kiliselerini (yüksek ve) süslü yaptıkları gibi benden sonra mescitlerinizi süsleyeceksiniz."
741. Hadis
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْكَرِيمِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَا سَاءَ عَمَلُ قَوْمٍ قَطُّ إِلاَّ زَخْرَفُوا مَسَاجِدَهُمْ " .
Bize Cübâre b. el-Muğallis anlattı; dedi ki: Bize Abdülkerîm b. Abdirrahmân, Ebû İshâk'tan, o Amr b. Meymûn'dan, o da Ömer b. el-Hattâb'dan naklen anlattı. (Ömer) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir kavmin ameli kötüleştiğinde (bozulduğunda), mutlaka mescitlerini süslemeye başlarlar."
742. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ الضُّبَعِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ مَوْضِعُ مَسْجِدِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِبَنِي النَّجَّارِ وَكَانَ فِيهِ نَخْلٌ وَمَقَابِرُ لِلْمُشْرِكِينَ فَقَالَ لَهُمُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " ثَامِنُونِي بِهِ " . قَالُوا لاَ نَأْخُذُ لَهُ ثَمَنًا أَبَدًا . قَالَ فَكَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَبْنِيهِ وَهُمْ يُنَاوِلُونَهُ وَالنَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " أَلاَ إِنَّ الْعَيْشَ عَيْشُ الآخِرَةِ فَاغْفِرْ لِلأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرَةِ " . قَالَ وَكَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي قَبْلَ أَنْ يَبْنِيَ الْمَسْجِدَ حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ .
Bize Alî b. Muhammed anlattı; dedi ki: Bize Vekî', Hammâd b. Seleme'den, o Ebû't-Teyyâh ed-Dubaî'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklen anlattı. (Enes) şöyle dedi: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in mescidinin yeri Benî Neccâr'a aitti. Orada hurma ağaçları ve müşriklere ait kabirler vardı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onlara: 'Burası için benimle pazarlık yapın (fiyat biçin)' buyurdu. Onlar: 'Bunun için asla bir bedel (ücret) almayız' dediler. (Enes) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem mescidi inşa ediyordu; onlar (sahabeler) da kendisine (taş ve kerpiç) veriyorlardı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (inşaat sırasında) şöyle diyordu: 'Dikkat edin! Hayat ancak ahiret hayatıdır. Ensar'ı ve Muhacirleri bağışla.' (Râvi) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem mescidi bina etmeden önce, namaz (vakti) nerede erişirse orada namaz kılardı."
743. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو هَمَّامٍ الدَّلاَّلُ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ السَّائِبِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِيَاضٍ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ أَبِي الْعَاصِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَمَرَهُ أَنْ يَجْعَلَ مَسْجِدَ الطَّائِفِ حَيْثُ كَانَ طَاغِيَتُهُمْ .
Bize Muhammed b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Bize Ebû Hemmâm ed-Dellâl anlattı; dedi ki: Bize Saîd b. es-Sâib, Muhammed b. Abdillâh b. İyâz'dan, o da Osmân b. Ebi'l-Âs'tan naklen anlattı ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Tâif mescidini, onların (müşriklerin) putlarının bulunduğu yere yapmasını ona emretmiş."
744. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، وَسُئِلَ، عَنِ الْحِيطَانِ، تُلْقَى فِيهَا الْعَذِرَاتُ فَقَالَ " إِذَا سُقِيَتْ مِرَارًا فَصَلُّوا فِيهَا " . يَرْفَعُهُ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Bize Muhammed b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Bize Amr b. Osmân anlattı; dedi ki: Bize Mûsâ b. A'yen anlattı; dedi ki: Bize Muhammed b. İshâk, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklen anlattı ki: İbn Ömer'e, içine pislik (gübre/dışkı) atılan bahçeler(de namaz kılmak) hakkında soruldu. O da dedi ki: '(Burası) defalarca sulanırsa (ve temizlenirse) orada namaz kılın.' İbn Ömer bu sözünü Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e isnad etti (merfû olarak rivayet etti).
745. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، وَحَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الأَرْضُ كُلُّهَا مَسْجِدٌ إِلاَّ الْمَقْبَرَةَ وَالْحَمَّامَ " .
Bize Muhammed b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Bize Yezîd b. Hârûn anlattı; dedi ki: Bize Süfyân, Amr b. Yahyâ'dan, o da babasından naklen anlattı. (H) Ve (yine) Hammâd b. Seleme, Amr b. Yahyâ'dan, o babasından, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den naklen anlattı. (Ebû Saîd) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Mezarlık ve hamam hariç yeryüzünün tamamı mescittir (namaz kılma yeridir)."
746. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَيُّوبَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ جَبِيرَةَ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُصَلَّى فِي سَبْعِ مَوَاطِنَ فِي الْمَزْبَلَةِ وَالْمَجْزَرَةِ وَالْمَقْبَرَةِ وَقَارِعَةِ الطَّرِيقِ وَالْحَمَّامِ وَمَعَاطِنِ الإِبِلِ وَفَوْقَ الْكَعْبَةِ .
Bize Muhammed b. İbrâhim ed-Dımaşkî anlattı; dedi ki: Bize Abdullah b. Yezîd, Yahyâ b. Eyyûb'dan, o Zeyd b. Cebîre'den, o Dâvûd b. el-Husayn'dan, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklen anlattı. (İbn Ömer) şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yedi yerde namaz kılınmasını yasakladı: Çöplükte, mezbahada, mezarlıkta, yol ortasında, hamamda, develerin çöktüğü (ağıl) yerlerde ve Kabe'nin üzerinde (damında)."
747. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ دَاوُدَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِي الْحُسَيْنِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو صَالِحٍ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " سَبْعُ مَوَاطِنَ لاَ تَجُوزُ فِيهَا الصَّلاَةُ ظَاهِرُ بَيْتِ اللَّهِ وَالْمَقْبَرَةُ وَالْمَزْبَلَةُ وَالْمَجْزَرَةُ وَالْحَمَّامُ وَعَطَنُ الإِبِلِ وَمَحَجَّةُ الطَّرِيقِ " .
Bize Ali b. Dâvûd ve Muhammed b. Ebi'l-Hüseyn anlattı; dediler ki: Bize Ebû Sâlih anlattı; [Dedi ki:] Bana Leys anlattı; [Dedi ki:] Bana Nâfi' anlattı; İbn Ömer'den; Ömer b. el-Hattâb'dan; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Yedi yerde namaz câiz olmaz: Beytullah'ın üzeri, kabristan, çöplük, mezbaha, hamam, deve yatağı ve yol ortası."
748. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حِمْيَرَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ جَبِيرَةَ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " خِصَالٌ لاَ تَنْبَغِي فِي الْمَسْجِدِ لاَ يُتَّخَذُ طَرِيقًا وَلاَ يُشْهَرُ فِيهِ سِلاَحٌ وَلاَ يُنْبَضُ فِيهِ بِقَوْسٍ وَلاَ يُنْشَرُ فِيهِ نَبْلٌ وَلاَ يُمَرُّ فِيهِ بِلَحْمٍ نِيءٍ وَلاَ يُضْرَبُ فِيهِ حَدٌّ وَلاَ يُقْتَصُّ فِيهِ مِنْ أَحَدٍ وَلاَ يُتَّخَذُ سُوقًا " .
Bize Yahyâ b. Osman b. Saîd b. Kesîr b. Dînâr el-Hımsî anlattı; Bize Muhammed b. Himyer anlattı; Bize Zeyd b. Cübeyre el-Ensârî anlattı; Dâvûd b. el-Husayn'dan; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den; dedi ki: "Mescitte [şu] özellikler uygun düşmez: [Mescit] yol edinilmez; içinde silah çekilmez; içinde yay kirişi çekilmez; içinde ok yayılmaz; içinden çiğ etle geçilmez; içinde had [cezası] uygulanmaz; içinde kimseden kısas alınmaz ve [mescit] pazar edinilmez."
749. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ الْكِنْدِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الْبَيْعِ وَالاِبْتِيَاعِ وَعَنْ تَنَاشُدِ الأَشْعَارِ فِي الْمَسَاجِدِ .
Bize Abdullah b. Saîd el-Kindî anlattı; Bize Ebû Hâlid el-Ahmer anlattı; İbn Aclân'dan; Amr b. Şuayb'dan; babasından; dedesinden; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescitlerde alım satımı ve şiir okunmasını yasakladı."
750. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ السُّلَمِيُّ، حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْحَارِثُ بْنُ نَبْهَانَ، حَدَّثَنَا عُتْبَةُ بْنُ يَقْظَانَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ وَاثِلَةَ بْنِ الأَسْقَعِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " جَنِّبُوا مَسَاجِدَكُمْ صِبْيَانَكُمْ وَمَجَانِينَكُمْ وَشِرَارَكُمْ وَبَيْعَكُمْ وَخُصُومَاتِكُمْ وَرَفْعَ أَصْوَاتِكُمْ وَإِقَامَةَ حُدُودِكُمْ وَسَلَّ سُيُوفِكُمْ وَاتَّخِذُوا عَلَى أَبْوَابِهَا الْمَطَاهِرَ وَجَمِّرُوهَا فِي الْجُمَعِ " .
Bize Ahmed b. Yûsuf es-Sülemî anlattı; Bize Müslim b. İbrâhim anlattı; Bize Hâris b. Nebhân anlattı; Bize Utbe b. Yakzân anlattı; Ebû Saîd'den; Mekhûl'den; Vâsile b. el-Eska'dan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Mescitlerinizi çocuklarınızdan, delilerinizden, şerlilerinizden, alışverişinizden, husumetlerinizden, seslerinizi yükseltmekten, had [cezaları]nızı uygulamaktan ve kılıçlarınızı çekmekten uzak tutun. Kapılarında temizlenme yerleri edinin ve cumalarda onları tütsüleyin."
751. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، أَنْبَأَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كُنَّا نَنَامُ فِي الْمَسْجِدِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Bize İshak b. Mansûr anlattı; Bize Abdullah b. Nümeyr anlattı; Bize Ubeydullah b. Ömer haber verdi; Nâfi'den; İbn Ömer'den; dedi ki: "Biz, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında mescitte uyurduk."
752. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ يَعِيشَ بْنَ قَيْسِ بْنِ طِخْفَةَ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، وَكَانَ، مِنْ أَصْحَابِ الصُّفَّةِ قَالَ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " انْطَلِقُوا " . فَانْطَلَقْنَا إِلَى بَيْتِ عَائِشَةَ وَأَكَلْنَا وَشَرِبْنَا فَقَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنْ شِئْتُمْ نِمْتُمْ هَاهُنَا وَإِنْ شِئْتُمُ انْطَلَقْتُمْ إِلَى الْمَسْجِدِ " . قَالَ فَقُلْنَا بَلْ نَنْطَلِقُ إِلَى الْمَسْجِدِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Hasan b. Mûsâ anlattı; Bize Şeybân b. Abdurrahman anlattı; Yahyâ b. Ebî Kesîr'den; Ebû Seleme b. Abdurrahman'dan; Yaîş b. Kays b. Tıhfe'nin kendisine babasından anlattığı [rivayet edilmiştir] -ki o Ashâb-ı Suffe'dendi-; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize: 'Gidin', dedi. Bunun üzerine Âişe'nin evine gittik, yedik ve içtik. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize: 'Dilerseniz burada uyuyun, dilerseniz mescide gidin', dedi. [Babam] dedi ki: Biz de: 'Bilakis mescide gideriz', dedik."
753. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ الْغِفَارِيِّ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ مَسْجِدٍ وُضِعَ أَوَّلُ قَالَ " الْمَسْجِدُ الْحَرَامُ " . قَالَ قُلْتُ ثُمَّ أَىٌّ قَالَ " ثُمَّ الْمَسْجِدُ الأَقْصَى " . قُلْتُ كَمْ بَيْنَهُمَا قَالَ " أَرْبَعُونَ عَامًا ثُمَّ الأَرْضُ لَكَ مُصَلًّى فَصَلِّ حَيْثُ مَا أَدْرَكَتْكَ الصَّلاَةُ " .
Bize Ali b. Meymûn er-Rakkî anlattı; Bize Muhammed b. Ubeyd anlattı. (H) Ve bize Ali b. Muhammed anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; A'meş'ten; İbrâhim et-Teymî'den; babasından; Ebû Zer el-Gıfârî'den; dedi ki: "Dedim ki: 'Ey Allah'ın Resûlü! [Yeryüzüne] konulan ilk mescit hangisidir?' Buyurdu ki: 'Mescid-i Haram.' Dedim ki: 'Sonra hangisi?' Buyurdu ki: 'Sonra Mescid-i Aksâ.' Dedim ki: 'İkisi arasında ne kadar [süre] var?' Buyurdu ki: 'Kırk yıl. Sonra yeryüzü senin için bir namazgâhtır; namaz sana nerede yetişirse [orada] kıl.'"
754. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ الرَّبِيعِ الأَنْصَارِيِّ، - وَكَانَ قَدْ عَقَلَ مَجَّةً مَجَّهَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ دَلْوٍ فِي بِئْرٍ لَهُمْ - عَنْ عِتْبَانَ بْنِ مَالِكٍ السَّالِمِيِّ - وَكَانَ إِمَامَ قَوْمِهِ بَنِي سَالِمٍ وَكَانَ شَهِدَ بَدْرًا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ - قَالَ جِئْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي قَدْ أَنْكَرْتُ مِنْ بَصَرِي وَإِنَّ السَّيْلَ يَأْتِينِي فَيَحُولُ بَيْنِي وَبَيْنَ مَسْجِدِ قَوْمِي وَيَشُقُّ عَلَىَّ اجْتِيَازُهُ فَإِنْ رَأَيْتَ أَنْ تَأْتِيَنِي فَتُصَلِّيَ فِي بَيْتِي مَكَانًا أَتَّخِذُهُ مُصَلًّى فَافْعَلْ . قَالَ " أَفْعَلُ " . فَغَدَا عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبُو بَكْرٍ بَعْدَ مَا اشْتَدَّ النَّهَارُ وَاسْتَأْذَنَ فَأَذِنْتُ لَهُ وَلَمْ يَجْلِسْ حَتَّى قَالَ " أَيْنَ تُحِبُّ أَنْ أُصَلِّيَ لَكَ مِنْ بَيْتِكَ " . فَأَشَرْتُ لَهُ إِلَى الْمَكَانِ الَّذِي أُحِبُّ أَنْ أُصَلِّيَ فِيهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَصَفَفْنَا خَلْفَهُ فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ احْتَبَسْتُهُ عَلَى خَزِيرَةٍ تُصْنَعُ لَهُمْ .
Bize Ebû Mervân Muhammed b. Osman anlattı; Bize İbrâhim b. Sa'd anlattı; İbn Şihâb'dan; Mahmûd b. er-Rebî' el-Ensârî'den -ki o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in onlara ait bir kuyudan bir kova ile [su alıp] püskürttüğü suyu hatırlıyordu-; Itbân b. Mâlik es-Sâlimî'den -ki o kavmi Benî Sâlim'in imamıydı ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Bedir'e katılmıştı-; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim ve dedim ki: 'Ey Allah'ın Resûlü! Gözüm bozuldu. Sel [suyu] gelip benimle kavmimin mescidi arasına engel oluyor; onu geçmek bana zor geliyor. Eğer uygun görürsen, bana gelip evimde namazgâh edineceğim bir yerde namaz kılıver!' (Resûlullah): 'Yaparım', dedi. Gündüz yükselince Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ve Ebû Bekir bana geldiler. (Nebi) izin istedi; ona izin verdim. Oturmadı, nihayet: 'Evinden [neresinde] senin için namaz kılmamı istersin?' dedi. Ben de namaz kılmasını istediğim yeri ona işaret ettim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kalktı; biz de arkasında saf olduk. Bize iki rekat namaz kıldırdı. Sonra onu, onlar için yapılan bir Hazîre (et suyu ve unla yapılan bir yemek) için alıkoydum."
755. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ الْفَضْلِ الْمُقْرِي، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ أَرْسَلَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ تَعَالَ فَخُطَّ لِي مَسْجِدًا فِي دَارِي أُصَلِّي فِيهِ وَذَلِكَ بَعْدَ مَا عَمِيَ فَجَاءَ فَفَعَلَ .
Bize Yahyâ b. el-Fadl el-Mukrî anlattı; Bize Ebû Âmir anlattı; Bize Hammâd b. Seleme anlattı; Âsım'dan; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den [rivayet edildiğine göre]; Ensar'dan bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e haber gönderip şöyle dedi: "'Gel ve benim için evimde namaz kılacağım bir mescit [yeri] çiz.' Bu, o adam kör olduktan sonraydı. (Resûlullah) geldi ve (bunu) yaptı."
756. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ الْمُنْذِرِ بْنِ الْجَارُودِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ صَنَعَ بَعْضُ عُمُومَتِي لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ طَعَامًا فَقَالَ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِنِّي أُحِبُّ أَنْ تَأْكُلَ فِي بَيْتِي وَتُصَلِّيَ فِيهِ . قَالَ فَأَتَاهُ وَفِي الْبَيْتِ فَحْلٌ مِنْ هَذِهِ الْفُحُولِ فَأَمَرَ بِنَاحِيَةٍ مِنْهُ فَكُنِسَ وَرُشَّ فَصَلَّى وَصَلَّيْنَا مَعَهُ . قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ بْنُ مَاجَهْ الْفَحْلُ هُوَ الْحَصِيرُ الَّذِي قَدِ اسْوَدَّ .
Bize Yahyâ b. Hakîm anlattı; Bize İbn Ebî Adî anlattı; İbn Avn'dan; Enes b. Sîrîn'den; Abdülhamîd b. el-Münzir b. el-Cârûd'dan; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: "Amcalarımdan biri Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem için bir yemek yaptı ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e: 'Evimde yemek yemeni ve orada namaz kılmanı arzu ediyorum', dedi. [Enes] dedi ki: (Nebi) ona geldi. Evde şu 'Fahl'lardan bir fahl (hasır) vardı. (Nebi) onun bir tarafı(nın temizlenmesi)ni emretti; orası süpürüldü ve [su] serpildi. Sonra (Nebi) namaz kıldı, biz de onunla beraber kıldık. Ebû Abdullah İbn Mâce dedi ki: Fahl, kararmış hasırdır."
757. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سُلَيْمَانَ بْنِ أَبِي الْجَوْنِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ صَالِحٍ الْمَدَنِيُّ، حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ أَخْرَجَ أَذًى مِنَ الْمَسْجِدِ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ " .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; Bize Abdurrahman b. Süleyman b. Ebi'l-Cevn anlattı; Bize Muhammed b. Sâlih el-Medenî anlattı; Bize Müslim b. Ebî Meryem anlattı; Ebû Saîd el-Hudrî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Kim mescitten rahatsızlık veren bir şeyi çıkarırsa, Allah ona cennette bir ev bina eder."
758. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرِ بْنِ الْحَكَمِ، وَأَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ سُعَيْرٍ، أَنْبَأَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَمَرَ بِالْمَسَاجِدِ أَنْ تُبْنَى فِي الدُّورِ وَأَنْ تُطَهَّرَ وَتُطَيَّبَ .
Bize Abdurrahman b. Bişr b. el-Hakem ve Ahmed b. el-Ezher anlattı; dediler ki: Bize Mâlik b. Suayr anlattı; Bize Hişâm b. Urve haber verdi; babasından; Âişe'den [rivayet edildiğine göre]; "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescitlerin evlerde inşa edilmesini, temizlenmesini ve güzel kokulanmasını emretti."
759. Hadis
حَدَّثَنَا رِزْقُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِسْحَاقَ الْحَضْرَمِيُّ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ بْنُ قُدَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ تُتَّخَذَ الْمَسَاجِدُ فِي الدُّورِ وَأَنْ تُطَهَّرَ وَتُطَيَّبَ .
Bize Rızkullah b. Mûsâ anlattı; Bize Ya'kûb b. İshak el-Hadramî anlattı; Bize Zâide b. Kudâme anlattı; Hişâm b. Urve'den; babasından; Âişe'den; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescitlerin evlerde edinilmesini, temizlenmesini ve güzel kokulanmasını emretti."
760. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ إِيَاسٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَاطِبٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ أَوَّلُ مَنْ أَسْرَجَ فِي الْمَسَاجِدِ تَمِيمٌ الدَّارِيُّ .
Bize Ahmed b. Sinân anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; Hâlid b. İyâs'tan; Yahyâ b. Abdurrahman b. Hâtıb'dan; Ebû Saîd el-Hudrî'den; dedi ki: "Mescitlerde ilk kandil yakan kimse Temîm ed-Dârî'dir."
761. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ أَبُو مَرْوَانَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، وَأَبِي، سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أَنَّهُمَا أَخْبَرَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى نُخَامَةً فِي جِدَارِ الْمَسْجِدِ فَتَنَاوَلَ حَصَاةً فَحَكَّهَا ثُمَّ قَالَ " إِذَا تَنَخَّمَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَتَنَخَّمَنَّ قِبَلَ وَجْهِهِ وَلاَ عَنْ يَمِينِهِ وَلْيَبْزُقْ عَنْ شِمَالِهِ أَوْ تَحْتَ قَدَمِهِ الْيُسْرَى " .
Bize Muhammed b. Osman el-Osmânî Ebû Mervân anlattı; Bize İbrâhim b. Sa'd anlattı; İbn Şihâb'dan; Humeyd b. Abdurrahman b. Avf'tan; Ebû Hüreyre'den ve Ebû Saîd el-Hudrî'den [rivayet edildiğine göre]; o ikisi ona [şöyle] haber vermişlerdir: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescidin duvarında bir balgam gördü. Bir çakıl taşı aldı ve onu kazıdı. Sonra şöyle buyurdu: 'Sizden biri balgam çıkaracağı zaman sakın yüzü yönüne ve sağına tükürmesin. Soluna veya sol ayağının altına tükürsün.'"
762. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ طَرِيفٍ، حَدَّثَنَا عَائِذُ بْنُ حَبِيبٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ فَغَضِبَ حَتَّى احْمَرَّ وَجْهُهُ فَجَاءَتْهُ امْرَأَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ فَحَكَّتْهَا وَجَعَلَتْ مَكَانَهَا خَلُوقًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَا أَحْسَنَ هَذَا " .
Bize Muhammed b. Tarîf anlattı; Bize Âiz b. Habîb anlattı; Humeyd'den; Enes'ten [rivayet edildiğine göre]; "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem mescidin kıblesinde bir balgam gördü. Öfkelendi, hatta yüzü kızardı. Bunun üzerine Ensar'dan bir kadın geldi, onu kazıdı ve yerine Halûk (bir çeşit koku) sürdü. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Bu ne güzel [oldu]!' buyurdu."
763. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ الْمِصْرِيُّ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ وَهُوَ يُصَلِّي بَيْنَ يَدَىِ النَّاسِ فَحَتَّهَا ثُمَّ قَالَ حِينَ انْصَرَفَ مِنَ الصَّلاَةِ " إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا كَانَ فِي الصَّلاَةِ كَانَ اللَّهُ قِبَلَ وَجْهِهِ فَلاَ يَتَنَخَّمَنَّ أَحَدُكُمْ قِبَلَ وَجْهِهِ فِي الصَّلاَةِ " .
Bize Muhammed b. Rumh el-Mısrî anlattı; Bize Leys b. Sa'd haber verdi; Nâfi'den; Abdullah b. Ömer'den; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, insanların önünde namaz kıldırırken mescidin kıblesinde bir balgam gördü ve onu kazıdı. Sonra namazı bitirince şöyle buyurdu: 'Sizden biri namazda olduğu zaman şüphesiz Allah onun yüzü yönündedir (kıblesindedir). O halde sizden biri namazda iken sakın yüzü tarafına balgam çıkarmasın.'"
764. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَكَّ بُزَاقًا فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ .
Bize Ali b. Muhammed anlattı; Bize Vekî' anlattı; Hişâm b. Urve'den; babasından; Âişe'den [rivayet edildiğine göre]; "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem mescidin kıblesindeki bir tükürüğü kazıdı."
765. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أَبِي سِنَانٍ، سَعِيدِ بْنِ سِنَانٍ عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ رَجُلٌ مَنْ دَعَا إِلَى الْجَمَلِ الأَحْمَرِ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ وَجَدْتَهُ إِنَّمَا بُنِيَتِ الْمَسَاجِدُ لِمَا بُنِيَتْ لَهُ " .
Bize Ali b. Muhammed anlattı; Bize Vekî' anlattı; Ebû Sinân Saîd b. Sinân'dan; Alkame b. Mersed'den; Süleyman b. Büreyde'den; babasından; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kıldı. (O sırada) bir adam: 'Kırmızı deveyi kim (gördüğünü) duyurdu?' dedi. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'Onu bulamayasın! Şüphesiz mescitler ancak ne için inşa edildilerse onun içindir.'"
766. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ إِنْشَادِ الضَّالَّةِ فِي الْمَسْجِدِ .
Bize Muhammed b. Rumh anlattı; Bize İbn Lehîa haber verdi. (H) Ve bize Ebû Küreyb anlattı; Bize Hâtim b. İsmâil anlattı; hepsi İbn Aclân'dan; Amr b. Şuayb'dan; babasından; dedesinden [rivayet edildiğine göre]; "Şüphesiz Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescitte yitik ilan edilmesini yasakladı."
767. Hadis
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي حَيْوَةُ بْنُ شُرَيْحٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَسَدِيِّ أَبِي الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ، مَوْلَى شَدَّادِ بْنِ الْهَادِ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " مَنْ سَمِعَ رَجُلاً يَنْشُدُ ضَالَّةً فِي الْمَسْجِدِ فَلْيَقُلْ لاَ رَدَّ اللَّهُ عَلَيْكَ فَإِنَّ الْمَسَاجِدَ لَمْ تُبْنَ لِهَذَا " .
Bize Ya'kûb b. Humeyd b. Kâsib anlattı; Bize Abdullah b. Vehb anlattı; Bana Hayve b. Şureyh haber verdi; Muhammed b. Abdurrahman el-Esedî Ebu'l-Esved'den; Şeddâd b. el-Hâd'ın mevlası Ebû Abdullah'tan; o, Ebû Hüreyre'yi şöyle derken işitmiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle derken işittim: "Kim mescitte yitiği(ni) ilan eden bir adamı işitirse: 'Allah sana (onu) geri vermesin!' desin. Çünkü mescitler bunun için inşa edilmemiştir."
768. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنْ لَمْ تَجِدُوا إِلاَّ مَرَابِضَ الْغَنَمِ وَأَعْطَانَ الإِبِلِ فَصَلُّوا فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ وَلاَ تُصَلُّوا فِي أَعْطَانِ الإِبِلِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Yezîd b. Hârûn anlattı. (H) Ve bize Ebû Bişr Bekr b. Halef anlattı; Bize Yezîd b. Zürey' anlattı; dediler ki: Bize Hişâm b. Hassân anlattı; Muhammed b. Sîrîn'den; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Eğer koyun ağılları ve deve yataklarından başka [yer] bulamazsanız, koyun ağıllarında namaz kılın, deve yataklarında namaz kılmayın."
769. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ الْمُزَنِيِّ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صَلُّوا فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ وَلاَ تُصَلُّوا فِي أَعْطَانِ الإِبِلِ فَإِنَّهَا خُلِقَتْ مِنَ الشَّيَاطِينِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Hüşeym anlattı; Yûnus'tan; Hasan'dan; Abdullah b. Muğaffel el-Müzenî'den; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Koyun ağıllarında namaz kılın; deve yataklarında namaz kılmayın. Çünkü onlar şeytanlardan yaratılmıştır."
770. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ رَبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ بْنِ مَعْبَدٍ الْجُهَنِيُّ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ يُصَلَّى فِي أَعْطَانِ الإِبِلِ وَيُصَلَّى فِي مُرَاحِ الْغَنَمِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Zeyd b. el-Hubâb anlattı; Bize Abdülmelik b. Rebî' b. Sebre b. Ma'bed el-Cühenî anlattı; Bana babam haber verdi; babasından; Şüphesiz Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Deve yataklarında namaz kılınmaz; koyun ağılında namaz kılınır."
771. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ عَنْ لَيْثٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ، ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ يَقُولُ " بِسْمِ اللَّهِ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي وَافْتَحْ لِي أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ " . وَإِذَا خَرَجَ قَالَ " بِسْمِ اللَّهِ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي وَافْتَحْ لِي أَبْوَابَ فَضْلِكَ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize İsmâil b. İbrâhim ve Ebû Muâviye anlattı; Leys'ten; Abdullah b. el-Hasan'dan; annesinden; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kızı Fâtıma'dan [rivayet edildiğine göre]; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescide girdiği zaman şöyle derdi: 'Allah'ın adıyla ve selâm Resûlullah'ın üzerine olsun. Allah'ım! Günahlarımı bağışla ve bana rahmetinin kapılarını aç.' Çıktığı zaman da şöyle derdi: 'Allah'ın adıyla ve selâm Resûlullah'ın üzerine olsun. Allah'ım! Günahlarımı bağışla ve bana lütfunun kapılarını aç.'"
772. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ الْحِمْصِيُّ، وَعَبْدُ الْوَهَّابِ بْنُ الضَّحَّاكِ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ سَعِيدِ بْنِ سُوَيْدٍ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْمَسْجِدَ فَلْيُسَلِّمْ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ لْيَقُلِ اللَّهُمَّ افْتَحْ لِي أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ . وَإِذَا خَرَجَ فَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ " .
Bize Amr b. Osman b. Saîd b. Kesîr b. Dînâr el-Hımsî ve Abdülvehhâb b. ed-Dahhâk anlattı; dediler ki: Bize İsmâil b. Ayyâş anlattı; Umâre b. Gaziyye'den; Rebîa b. Ebî Abdurrahman'dan; Abdülmelik b. Saîd b. Süveyd el-Ensârî'den; Ebû Humeyd es-Sâidî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Sizden biri mescide girdiği zaman Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e selâm versin. Sonra: 'Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç', desin. Çıktığı zaman da: 'Allah'ım! Ben senin lütfundan isterim', desin."
773. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنِي سَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْمَسْجِدَ فَلْيُسَلِّمْ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ افْتَحْ لِي أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَإِذَا خَرَجَ فَلْيُسَلِّمْ عَلَى النَّبِيِّ وَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ اعْصِمْنِي مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; Bize Ebû Bekir el-Hanefî anlattı; Bize Dahhâk b. Osman anlattı; Bana Saîd el-Makbürî anlattı; Ebû Hüreyre'den [rivayet edildiğine göre]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Sizden biri mescide girdiği zaman Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e selâm versin ve: 'Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç', desin. Çıktığı zaman da Nebi'ye selâm versin ve: 'Allah'ım! Beni kovulmuş şeytandan koru', desin."
774. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا تَوَضَّأَ أَحَدُكُمْ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ أَتَى الْمَسْجِدَ لاَ يَنْهَزُهُ إِلاَّ الصَّلاَةُ لاَ يُرِيدُ إِلاَّ الصَّلاَةَ لَمْ يَخْطُ خَطْوَةً إِلاَّ رَفَعَهُ اللَّهُ بِهَا دَرَجَةً وَحَطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةً حَتَّى يَدْخُلَ الْمَسْجِدَ فَإِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ كَانَ فِي صَلاَةٍ مَا كَانَتِ الصَّلاَةُ تَحْبِسُهُ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; A'meş'ten; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Sizden biri güzelce abdest alır, sonra kendisini namazdan başka bir şey harekete geçirmeksizin [ve] namazdan başka bir şey istemeksizin mescide gelirse, mescide girinceye kadar attığı her bir adım sebebiyle Allah onu bir derece yükseltir ve ondan bir hatayı siler. Mescide girdiğinde ise, namaz onu orada tuttuğu sürece namazda sayılır."
775. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ الْعُثْمَانِيُّ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، وَأَبِي، سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَلاَ تَأْتُوهَا وَأَنْتُمْ تَسْعَوْنَ وَأْتُوهَا تَمْشُونَ وَعَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ فَمَا أَدْرَكْتُمْ فَصَلُّوا وَمَا فَاتَكُمْ فَأَتِمُّوا " .
Bize Ebû Mervân el-Osmânî Muhammed b. Osman anlattı; Bize İbrâhim b. Sa'd anlattı; İbn Şihâb'dan; Saîd b. el-Müseyyeb'den ve Ebû Seleme'den; Ebû Hüreyre'den [rivayet edildiğine göre]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Namaz için kamet getirildiği zaman, koşarak ona gelmeyin. Yürüyerek ona gelin; üzerinize sekinet (ağırbaşlılık) lazım olsun. Yetiştiğiniz [kadarı]nı kılın, kaçırdığınızı tamamlayın."
776. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " أَلاَ أَدُلُّكُمْ عَلَى مَا يُكَفِّرُ اللَّهُ بِهِ الْخَطَايَا وَيَزِيدُ بِهِ فِي الْحَسَنَاتِ " . قَالُوا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " إِسْبَاغُ الْوُضُوءِ عِنْدَ الْمَكَارِهِ وَكَثْرَةُ الْخُطَى إِلَى الْمَسَاجِدِ وَانْتِظَارُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الصَّلاَةِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Yahyâ b. Ebî Bükeyr anlattı; Bize Züheyr b. Muhammed anlattı; Abdullah b. Muhammed b. Akîl'den; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ebû Saîd el-Hudrî'den [rivayet edildiğine göre]; o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle derken işitmiştir: "'Size, Allah'ın kendisiyle hataları sildiği ve iyilikleri artırdığı şeye delalet edeyim mi?' (Sahâbîler): 'Evet, ey Allah'ın Resûlü!' dediler. Buyurdu ki: 'Zorluklara rağmen abdesti tam almak, mescitlere adımları çoğaltmak ve namazdan sonra [diğer] namazı beklemek.'"
777. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ الْهَجَرِيِّ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَلْقَى اللَّهَ غَدًا مُسْلِمًا فَلْيُحَافِظْ عَلَى هَؤُلاَءِ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ حَيْثُ يُنَادَى بِهِنَّ فَإِنَّهُنَّ مِنْ سُنَنِ الْهُدَى وَإِنَّ اللَّهَ شَرَعَ لِنَبِيِّكُمْ ـ صلى الله عليه وسلم ـ سُنَنَ الْهُدَى وَلَعَمْرِي لَوْ أَنَّ كُلَّكُمْ صَلَّى فِي بَيْتِهِ لَتَرَكْتُمْ سُنَّةَ نَبِيِّكُمْ وَلَوْ تَرَكْتُمْ سُنَّةَ نَبِيِّكُمْ لَضَلَلْتُمْ وَلَقَدْ رَأَيْتُنَا وَمَا يَتَخَلَّفُ عَنْهَا إِلاَّ مُنَافِقٌ مَعْلُومُ النِّفَاقِ وَلَقَدْ رَأَيْتُ الرَّجُلَ يُهَادَى بَيْنَ الرَّجُلَيْنِ حَتَّى يَدْخُلَ فِي الصَّفِّ وَمَا مِنْ رَجُلٍ يَتَطَهَّرُ فَيُحْسِنُ الطُّهُورَ فَيَعْمِدُ إِلَى الْمَسْجِدِ فَيُصَلِّي فِيهِ فَمَا يَخْطُو خَطْوَةً إِلاَّ رَفَعَ اللَّهُ لَهُ بِهَا دَرَجَةً وَحَطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةً .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; Bize Muhammed b. Ca'fer anlattı; Bize Şu'be anlattı; İbrâhim el-Hecerî'den; Ebu'l-Ahvas'tan; Abdullah (b. Mes'ûd)'dan; dedi ki: "Yarın Allah'a Müslüman olarak kavuşmak kimin hoşuna giderse, şu beş vakit namaza ezan okunan yerde devam etsin. Çünkü onlar, hidayet yollarındandır. Şüphesiz Allah, Nebiniz sallallâhu aleyhi ve sellem için hidayet yollarını meşru kılmıştır. Hayatıma yemin olsun ki, eğer hepiniz evinizde namaz kılsanız, Nebinizin sünnetini terk etmiş olursunuz. Eğer Nebinizin sünnetini terk ederseniz, sapıtırsınız. Andolsun ki bizi (öyle bir halde) gördüm ki, ondan (cemaatten) ancak nifakı belli olan bir münafık geri kalırdı. Andolsun ki (hasta) adamın iki kişinin arasında getirilip safta yerini alıncaya kadar taşındığını gördüm. Bir adam temizlenir, temizliğini güzel yapar ve mescide yönelip orada namaz kılarsa, attığı her adım sebebiyle Allah onu mutlaka bir derece yükseltir ve ondan bir günahı siler."
778. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ التُّسْتَرِيُّ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ الْمُوَفَّقِ أَبُو الْجَهْمِ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ مَرْزُوقٍ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ خَرَجَ مِنْ بَيْتِهِ إِلَى الصَّلاَةِ فَقَالَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِحَقِّ السَّائِلِينَ عَلَيْكَ وَأَسْأَلُكَ بِحَقِّ مَمْشَاىَ هَذَا فَإِنِّي لَمْ أَخْرُجْ أَشَرًا وَلاَ بَطَرًا وَلاَ رِيَاءً وَلاَ سُمْعَةً وَخَرَجْتُ اتِّقَاءَ سُخْطِكَ وَابْتِغَاءَ مَرْضَاتِكَ فَأَسْأَلُكَ أَنْ تُعِيذَنِي مِنَ النَّارِ وَأَنْ تَغْفِرَ لِي ذُنُوبِي إِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ - أَقْبَلَ اللَّهُ عَلَيْهِ بِوَجْهِهِ وَاسْتَغْفَرَ لَهُ سَبْعُونَ أَلْفَ مَلَكٍ " .
Bize Muhammed b. Saîd b. Yezîd b. İbrâhim et-Tüsterî anlattı; Bize Fadl b. el-Muvaffak Ebu'l-Cehm anlattı; Bize Fudayl b. Merzûk anlattı; Atiyye'den; Ebû Saîd el-Hudrî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Kim evinden namaza çıkarken şöyle derse: 'Allah'ım! Senden isteyenlerin senin üzerindeki hakkı için senden istiyorum. Ve şu yürüyüşümün hakkı için senden istiyorum. Şüphesiz ben şımarıklık, taşkınlık, riya ve süm'a (duyurma) için çıkmadım. Senin gazabından sakınmak ve rızanı kazanmak için çıktım. Senden beni ateşten korumanı ve günahlarımı bağışlamanı istiyorum. Çünkü günahları ancak sen bağışlarsın.' - (Bunu derse) Allah ona yüzüyle yönelir ve yetmiş bin melek onun için bağışlanma diler."
779. Hadis
حَدَّثَنَا رَاشِدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ رَاشِدٍ الرَّمْلِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، إِسْمَاعِيلَ بْنِ رَافِعٍ عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْمَشَّاءُونَ إِلَى الْمَسَاجِدِ فِي الظُّلَمِ أُولَئِكَ الْخَوَّاضُونَ فِي رَحْمَةِ اللَّهِ " .
Bize Râşid b. Saîd b. Râşid er-Remlî anlattı; Bize Velîd b. Müslim anlattı; Ebû Râfi' İsmâil b. Râfi'den; Ebû Bekir'in mevlası Sümeyy'den; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Karanlıklarda mescitlere çokça yürüyenler var ya; işte onlar Allah'ın rahmetine dalanlardır."
780. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْحَلَبِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ الْحَارِثِ الشِّيرَازِيُّ، حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ التَّمِيمِيُّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لِيَبْشَرِ الْمَشَّاءُونَ فِي الظُّلَمِ إِلَى الْمَسَاجِدِ بِنُورٍ تَامٍّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Bize İbrâhim b. Muhammed el-Halebî anlattı; Bize Yahyâ b. el-Hâris eş-Şîrâzî anlattı; Bize Züheyr b. Muhammed et-Temîmî anlattı; Ebû Hâzim'den; Sehl b. Sa'd es-Sâidî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Karanlıklarda mescitlere çokça yürüyenleri, kıyamet gününde [verilecek] tam bir nur ile müjdele!"
781. Hadis
حَدَّثَنَا مَجْزَأَةُ بْنُ سُفْيَانَ بْنِ أَسِيدٍ، مَوْلَى ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الصَّائِغُ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " بَشِّرِ الْمَشَّائِينَ فِي الظُّلَمِ إِلَى الْمَسَاجِدِ بِالنُّورِ التَّامِّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Bize Sâbit el-Bünânî'nin mevlası Meczee b. Süfyân b. Esîd anlattı; Bize Süleyman b. Dâvûd es-Sâiğ anlattı; Sâbit el-Bünânî'den; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Karanlıklarda mescitlere çokça yürüyenleri, kıyamet gününde [verilecek] tam bir nur ile müjdele!"
782. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الأَبْعَدُ فَالأَبْعَدُ مِنَ الْمَسْجِدِ أَعْظَمُ أَجْرًا " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Vekî' anlattı; İbn Ebî Zi'b'den; Abdurrahman b. Mihrân'dan; Abdurrahman b. Sa'd'dan; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Mescide en uzak olan, sonra [daha] uzak olanın ecri daha büyüktür."
783. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ الْمُهَلَّبِيُّ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ بَيْتُهُ أَقْصَى بَيْتٍ بِالْمَدِينَةِ وَكَانَ لاَ تُخْطِئُهُ الصَّلاَةُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . قَالَ فَتَوَجَّعْتُ لَهُ فَقُلْتُ يَا فُلاَنُ لَوْ أَنَّكَ اشْتَرَيْتَ حِمَارًا يَقِيكَ الرَّمَضَ وَيَرْفَعُكَ مِنَ الْوَقَعِ وَيَقِيكَ هَوَامَّ الأَرْضِ . فَقَالَ وَاللَّهِ مَا أُحِبُّ أَنَّ بَيْتِي بِطُنُبِ بَيْتِ مُحَمَّدٍ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . قَالَ فَحَمَلْتُ بِهِ حِمْلاً حَتَّى أَتَيْتُ بَيْتَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَدَعَاهُ فَسَأَلَهُ فَذَكَرَ لَهُ مِثْلَ ذَلِكَ وَذَكَرَ أَنَّهُ يَرْجُو فِي أَثَرِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ لَكَ مَا احْتَسَبْتَ " .
Bize Ahmed b. Abde anlattı; Bize Abbâd b. Abbâd el-Mühellebî anlattı; Bize Âsım el-Ahvel anlattı; Ebû Osman en-Nehdî'den; Übeyy b. Ka'b'dan; dedi ki: "Ensar'dan bir adam vardı, evi Medine'nin en uzak eviydi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber (kılınan) namazı hiç kaçırmazdı. (Übeyy) Dedi ki: Onun için üzüldüm ve dedim ki: 'Ey filan! Keşke seni şiddetli sıcaktan koruyacak, taşlardan yükseltecek ve yerin haşeratından koruyacak bir eşek satın alsan!' (Adam) dedi ki: 'Vallahi evimin Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in evine bitişik olmasını istemem.' (Übeyy) dedi ki: Bu söz bana ağır geldi. Nihayet Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına geldim ve bunu ona anlattım. (Nebi) o adamı çağırdı ve ona sordu. (Adam) ona da bunun aynısını (söylediğini) anlattı ve (yürüdüğü yolun) izinde sevap umduğunu zikretti. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Şüphesiz senin için umduğun (sevap) vardır' buyurdu."
784. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مُوسَى، مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ أَرَادَتْ بَنُو سَلِمَةَ أَنْ يَتَحَوَّلُوا، مِنْ دِيَارِهِمْ إِلَى قُرْبِ الْمَسْجِدِ فَكَرِهَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُعْرُوا الْمَدِينَةَ فَقَالَ " يَا بَنِي سَلِمَةَ أَلاَ تَحْتَسِبُونَ آثَارَكُمْ " . فَأَقَامُوا .
Bize Ebû Mûsâ Muhammed b. el-Müsennâ anlattı; Bize Hâlid b. el-Hâris anlattı; Bize Humeyd anlattı; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: "Benî Selime (kabilesi) yurtlarından (ayrılıp) mescidin yakınına taşınmak istediler. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Medine'nin (o bölgesinin) boş kalmasını hoş görmedi ve: 'Ey Benî Selime! İzlerinizin (sevabını) ummuyor musunuz?' buyurdu. Bunun üzerine (yerlerinde) kaldılar."
785. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَتِ الأَنْصَارُ بَعِيدَةً مَنَازِلُهُمْ مِنَ الْمَسْجِدِ فَأَرَادُوا أَنْ يَقْتَرِبُوا فَنَزَلَتْ {وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ} قَالَ فَثَبَتُوا .
Bize Ali b. Muhammed anlattı; Bize Vekî' anlattı; Bize İsrâil anlattı; Simâk'ten; İkrime'den; İbn Abbâs'tan; dedi ki: "Ensar'ın evleri mescide uzaktı. Bu yüzden (mescide) yaklaşmak istediler. Bunun üzerine: { Ve biz onların önden gönderdiklerini de, (geride bıraktıkları) izlerini de yazarız } (Yâsîn, 12) (ayeti) indi." (İbn Abbas) Dedi ki: Bunun üzerine (yerlerinde) sabit kaldılar."
786. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَتِهِ فِي بَيْتِهِ وَصَلاَتِهِ فِي سُوقِهِ بِضْعًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; A'meş'ten; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namaz, evinde ve çarşısında kıldığı namazdan yirmi küsur derece üstündür."
787. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " فَضْلُ الْجَمَاعَةِ عَلَى صَلاَةِ أَحَدِكُمْ وَحْدَهُ خَمْسٌ وَعِشْرُونَ جُزْءًا " .
Bize Ebû Mervân Muhammed b. Osman el-Osmânî anlattı; Bize İbrâhim b. Sa'd anlattı; İbn Şihâb'dan; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ebû Hüreyre'den [rivayet edildiğine göre]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Cemaat[le kılınan namaz]ın fazileti, sizden birinin tek başına kıldığı namazdan yirmi beş kat fazladır."
788. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَتِهِ فِي بَيْتِهِ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً " .
Bize Ebû Küreyb anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; Hilâl b. Meymûn'dan; Atâ b. Yezîd'den; Ebû Saîd el-Hudrî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namaz, evinde kıldığı namazdan yirmi beş derece üstündür."
789. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عُمَرَ، رُسْتَهْ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَفْضُلُ عَلَى صَلاَةِ الرَّجُلِ وَحْدَهُ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً " .
Bize Abdurrahman b. Ömer (Rüsteh) anlattı; Bize Yahyâ b. Saîd anlattı; Bize Ubeydullah b. Ömer anlattı; Nâfi'den; İbn Ömer'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan yirmi yedi derece üstündür."
790. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَصِيرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَةِ الرَّجُلِ وَحْدَهُ أَرْبَعًا وَعِشْرِينَ أَوْ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً " .
Bize Muhammed b. Ma'mer anlattı; Bize Ebû Bekir el-Hanefî anlattı; Bize Yûnus b. Ebî İshak anlattı; babasından; Abdullah b. Ebî Basîr'den; babasından; Übeyy b. Ka'b'dan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan yirmi dört veya yirmi beş derece üstündür."
791. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آمُرَ بِالصَّلاَةِ فَتُقَامَ ثُمَّ آمُرَ رَجُلاً فَيُصَلِّيَ بِالنَّاسِ ثُمَّ أَنْطَلِقَ بِرِجَالٍ مَعَهُمْ حُزَمٌ مِنْ حَطَبٍ إِلَى قَوْمٍ لاَ يَشْهَدُونَ الصَّلاَةَ فَأُحَرِّقَ عَلَيْهِمْ بُيُوتَهُمْ بِالنَّارِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; A'meş'ten; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Andolsun ki, namazın [kametinin] getirilmesini emretmeyi, sonra bir adama emredip insanlara namaz kıldırmasını, sonra da beraberlerinde odun demetleri olan adamlarla beraber namaza gelmeyen bir topluluğa gidip, evlerini üzerlerine yakmayı düşündüm."
792. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، عَنِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ، قَالَ قُلْتُ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِنِّي كَبِيرٌ ضَرِيرٌ شَاسِعُ الدَّارِ وَلَيْسَ لِي قَائِدٌ يُلاَوِمُنِي فَهَلْ تَجِدُ لِي مِنْ رُخْصَةٍ قَالَ " هَلْ تَسْمَعُ النِّدَاءَ " . قُلْتُ نَعَمْ . قَالَ " مَا أَجِدُ لَكَ رُخْصَةً " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Ebû Üsâme anlattı; Zâide'den; Âsım'dan; Ebû Rezîn'den; İbn Ümmü Mektûm'dan; dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e dedim ki: 'Ben yaşlı, kör ve evi uzak [bir kimseyim]. Bana [her zaman] yardımcı olacak bir rehberim de yok. Benim için bir ruhsat buluyor musun?' Buyurdu ki: 'Ezanı işitiyor musun?' 'Evet', dedim. Buyurdu ki: 'Senin için bir ruhsat bulamıyorum.'"
793. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ الْوَاسِطِيُّ، أَنْبَأَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ سَمِعَ النِّدَاءَ فَلَمْ يَأْتِهِ فَلاَ صَلاَةَ لَهُ إِلاَّ مِنْ عُذْرٍ " .
Bize Abdülhamîd b. Beyân el-Vâsıtî anlattı; Bize Hüşeym haber verdi; Şu'be'den; Adiy b. Sâbit'ten; Saîd b. Cübeyr'den; İbn Abbâs'tan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [rivayet edildiğine göre]; dedi ki: "Kim ezanı işitir de ona gelmezse, bir özrü olması müstesna, onun için namaz yoktur."
794. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ مِينَاءَ، أَخْبَرَنِي ابْنُ عَبَّاسٍ، وَابْنُ، عُمَرَ أَنَّهُمَا سَمِعَا النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ عَلَى أَعْوَادِهِ " لَيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ عَنْ وَدْعِهِمُ الْجَمَاعَاتِ أَوْ لَيَخْتِمَنَّ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ ثُمَّ لَيَكُونُنَّ مِنَ الْغَافِلِينَ " .
Bize Ali b. Muhammed anlattı; Bize Ebû Üsâme anlattı; Hişâm ed-Destevâî'den; Yahyâ b. Ebî Kesîr'den; Hakem b. Mînâ'dan; Bana İbn Abbâs ve İbn Ömer haber verdi; o ikisi Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i minberi üzerinde şöyle derken işitmişlerdir: "Ya birtakım kimseler cemaatleri terk etmekten vazgeçerler, ya da Allah mutlaka onların kalplerini mühürler, sonra da mutlaka gafillerden olurlar."
795. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الْهُذَلِيُّ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الزِّبْرِقَانِ بْنِ عَمْرٍو الضَّمْرِيِّ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لَيَنْتَهِيَنَّ رِجَالٌ عَنْ تَرْكِ الْجَمَاعَةِ أَوْ لأُحَرِّقَنَّ بُيُوتَهُمْ " .
Bize Osman b. İsmâil el-Hüzelî ed-Dımaşkî anlattı; Bize Velîd b. Müslim anlattı; İbn Ebî Zi'b'den; Zibrikân b. Amr ed-Damrî'den; Üsâme b. Zeyd'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Ya bir takım adamlar cemaati terk etmekten vazgeçerler, ya da mutlaka onların evlerini yakarım."
796. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيُّ، حَدَّثَنِي عِيسَى بْنُ طَلْحَةَ، حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي صَلاَةِ الْعِشَاءِ وَصَلاَةِ الْفَجْرِ لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا " .
Bize Abdurrahman b. İbrâhim ed-Dımaşkî anlattı; Bize Velîd b. Müslim anlattı; Bize Evzâî anlattı; Bize Yahyâ b. Ebî Kesîr anlattı; Bana Muhammed b. İbrâhim et-Teymî anlattı; Bana Îsâ b. Talha anlattı; Bana Âişe anlattı; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Eğer insanlar yatsı namazı ile sabah namazında ne [gibi bir ecir] olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa o ikisine mutlaka gelirlerdi."
797. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، أَنْبَأَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ أَثْقَلَ الصَّلاَةِ عَلَى الْمُنَافِقِينَ صَلاَةُ الْعِشَاءِ وَصَلاَةُ الْفَجْرِ وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِيهِمَا لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Ebû Muâviye haber verdi; A'meş'ten; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Münafıklara en ağır gelen namaz; yatsı namazı ile sabah namazıdır. Eğer o ikisinde ne [gibi bir ecir] olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa o ikisine mutlaka gelirlerdi."
798. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ " مَنْ صَلَّى فِي مَسْجِدٍ جَمَاعَةً أَرْبَعِينَ لَيْلَةً لاَ تَفُوتُهُ الرَّكْعَةُ الأُولَى مِنْ صَلاَةِ الْعِشَاءِ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِهَا عِتْقًا مِنَ النَّارِ " .
Bize Osman b. Ebî Şeybe anlattı; Bize İsmâil b. Ayyâş anlattı; Umâre b. Gaziyye'den; Enes b. Mâlik'ten; Ömer b. el-Hattâb'dan [rivayet edildiğine göre]; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle derdi: "Kim bir mescitte kırk gece cemaatle namaz kılar da yatsı namazının ilk rekatını kaçırmazsa, Allah onun için bununla ateşten bir kurtuluş yazar."
799. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ كَانَ فِي صَلاَةٍ مَا كَانَتِ الصَّلاَةُ تَحْبِسُهُ وَالْمَلاَئِكَةُ يُصَلُّونَ عَلَى أَحَدِكُمْ مَادَامَ فِي مَجْلِسِهِ الَّذِي صَلَّى فِيهِ يَقُولُونَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ اللَّهُمَّ تُبْ عَلَيْهِ مَا لَمْ يُحْدِثْ فِيهِ مَا لَمْ يُؤْذِ فِيهِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Ebû Muâviye anlattı; A'meş'ten; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dedi ki: "Sizden biri mescide girdiği zaman, namaz onu orada tuttuğu sürece namazdadır. Melekler, namaz kıldığı yerde [oturduğu] müddetçe sizden birine dua ederler: 'Allah'ım onu bağışla! Allah'ım ona merhamet et! Allah'ım onun tövbesini kabul et!' derler. Orada abdestini bozmadığı sürece [ve] orada [kimseye] eziyet vermediği sürece [böyle devam ederler]."
800. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَا تَوَطَّنَ رَجُلٌ مُسْلِمٌ الْمَسَاجِدَ لِلصَّلاَةِ وَالذِّكْرِ إِلاَّ تَبَشْبَشَ اللَّهُ لَهُ كَمَا يَتَبَشْبَشُ أَهْلُ الْغَائِبِ بِغَائِبِهِمْ إِذَا قَدِمَ عَلَيْهِمْ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; Bize Şebâbe anlattı; Bize İbn Ebî Zi'b anlattı; Makbürî'den; Saîd b. Yesâr'dan; Ebû Hüreyre'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [rivayet edildiğine göre]; dedi ki: "Müslüman bir adam namaz ve zikir için mescitleri vatan (mekân) edinirse, gurbetteki kişinin ailesi o (gurbetten) yanlarına geldiğinde nasıl seviniyorsa, Allah da onun için öyle sevinir (hoşnut olur)."
801. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ صَلَّيْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الْمَغْرِبَ فَرَجَعَ مَنْ رَجَعَ وَعَقَّبَ مَنْ عَقَّبَ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُسْرِعًا قَدْ حَفَزَهُ النَّفَسُ و قَدْ حَسَرَ عَنْ رُكْبَتَيْهِ فَقَالَ " أَبْشِرُوا هَذَا رَبُّكُمْ قَدْ فَتَحَ بَابًا مِنْ أَبْوَابِ السَّمَاءِ يُبَاهِي بِكُمُ الْمَلاَئِكَةَ يَقُولُ انْظُرُوا إِلَى عِبَادِي قَدْ قَضَوْا فَرِيضَةً وَهُمْ يَنْتَظِرُونَ أُخْرَى " .
Bize Ahmed b. Saîd ed-Dârimî anlattı; Bize Nadr b. Şümeyl anlattı; Bize Hammâd anlattı; Sâbit'ten; Ebû Eyyûb'dan; Abdullah b. Amr'dan; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber akşam namazını kıldık. (Namazdan sonra) dönen döndü, (yerinde kalıp) bekleyen bekledi. Derken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem aceleyle geldi; nefesi sıkışmıştı ve dizleri(nin üzerini) açmıştı. Şöyle buyurdu: 'Müjdeler olsun! İşte Rabbiniz sema kapılarından bir kapı açtı, sizinle meleklere iftihar ediyor (övünüyor) ve diyor ki: Kullarımı görün! Bir farzı yerine getirdiler ve diğerini bekliyorlar.'"
802. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا رِشْدِينُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ دَرَّاجٍ، عَنْ أَبِي الْهَيْثَمِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا رَأَيْتُمُ الرَّجُلَ يَعْتَادُ الْمَسَاجِدَ فَاشْهَدُوا لَهُ بِالإِيمَانِ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى {إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللَّهِ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ} الآيَةَ .
Bize Ebû Küreyb anlattı; Bize Rişdîn b. Sa'd anlattı; Amr b. el-Hâris'ten; Derrâc'dan; Ebu'l-Heysem'den; Ebû Saîd'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den [rivayet edildiğine göre]; dedi ki: "Bir adamın mescitleri adet edindiğini (mescitlere devam ettiğini) gördüğünüz zaman, onun imanına şahitlik edin. Allah Teâlâ: { Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a iman edenler imar eder } (et-Tevbe, 18) buyurmuştur."